Sayın Küçükgerişli hemşehrilerimiz ve diğer site
ziyaretçilerimiz... Ekonomik zorluklarla ve diğer nedenlerle
en fazla göç veren köyümüzü sizlere ve diğer tanımayan
dostlarımıza tanıtmak için yapmış olduğumuz "kucukgeris.com"
internet sitemiz hayırlı olsun.
Köyümüzün internet sitesinin doğuş fikri; Küçükgeriş
H.Günaydın İlköğretim Okulu Kurucu Müdürü Sayın Fatih Aydın
Bey'in beni okul sitesine taşıması ile başladı. Ancak
okuldan başka bir göreve atanmasından sonra benimle ilgili
köşedeki bilgiler de (teknik nedenlerden olsa gerek) siteden
kalktı. Daha sonra konusunda uzman Gazeteci Sevgili Kardeşim
Gökay Aygün'ün fikri ve teknik çalışmaları sonucu sitemiz,
tüm köyümüzün bir sitesi olarak bugünlere geldi ve sizlerin
sayesinde daha da gelişeceğinden emin olabilirsiniz. Ancak,
şunu biliyoruz ki; çiçek sulandıkça büyür ve güzelleşir...
Sizler site ziyaretlerinizde eksikleri, ilave edilmesini
istediklerinizi bilgi ve belgesini de ekleyerek kucukgeris@gmail.com
iletişim adresimize yazarsanız sitemiz de suyunu almış olur
ve gelişir.
Eleştiri yapılmalı elbette, eleştiri olmadan güzellik
olmaz. Ancak eleştiri yapılan konunun alternatifi mutlaka
belirtilmeli, çözüm önerilmeli, yoksa bu eleştiri sayılmaz.
Sitemizin bugünkü yapısına ulaşmasında bilgi, belge ve
resimlerle destek veren dostlara teşekkür ediyoruz... Bu
desteğe, sitemizin güncel olması için her zaman sizlerden
gelecek bilgilere ihtiyacımız olacak ve devam edecek.
Ekonomik ve diğer nedenlerle çok sevdiğimiz, doğduğumuz
topraklardan koparak zorunlu olarak gurbet dediğimiz
uzaklara çıktık, ev kurduk, çevre edindik, ekmeğimizi
kazanmak için iş kurduk, meslek edindik, işe girdik... Yine
ekonomik ve diğer nedenlerle çok özlememize rağmen canımızın
istediği zaman gidemediğimiz, o özlemini duyduğumuz
topraklarımızı çoğumuz daha da uzak aralıklarla ziyaret
edebiliyor... Çoğumuzun çocukları dedesinin, büyükannesinin,
hatta babasının mezar yerini; babasının, annesinin,
dedesinin doğduğu toprakları, babasının çelik-çomak
oynadığı, kısacası çocukluğunu geçirdiği yerleri
görememiş...
Hepimizin içinde, burnumuzda tüten o güzelim topraklar,
yemyeşil fındık bahçeleri ve yaylalar!.. Fındık bahçemizin
patika yolları, o güzelim ısırgan yemeği, pancar
(karalahana) çorbası, dible ve galdirik turşusu gibi yöresel
yemeklerimiz... Çok sevdiğimiz annemiz, babamız, dedemiz ve
diğer sevdiklerimizin mezarları... Bu çok sevdiklerimizi de
gurbete, gittiğimiz yerlere getiremeyeceğimize göre;
teknolojiyi kullanarak getiremediğimiz değerlerimizi sizlere
sanal ortamda göstermek istedik... Umarım memnun
olursunuz... Sevgilerimizle...
22 Haziran 2008 Pazar günü Dereli Güdül Köyü Derneği'nin Balçık
Köyü mevkiinde düzenlemiş olduğu pikniğe davet edilen Derneğimiz Sayın Başkanı ve
Yönetim Kurulu üyeleri ile diğer misafirlerin piknik alanındaki görüntüleri.. Haberi ve Görüntüleri İzlemek İçin >> Tıklayınız!
Mezar Ziyareti
Sayfamız Eklenmiştir.
Sanal Kabir Ziyareti
Sayfamızın Oluşumuna Büyük Emek Veren, Kabir Ziyaretleri
Yapıp Çektiği Fotoğrafları Bizlere Ulaştıran, Böylesine
Faydalı Bir Hizmete Öncülük Eden, Yılmadan Yorulmadan,
Sadece Biz Gurbetteki Küçükgerişlilerin
Özlemini Gidermek Amacıyla Çoğumuzun Büyüklerinin Mezar Taşlarını
Kaplayan Ot ve Yaprakları Temizleyerek Bizleri Memnun Edebilmek
İçin Mezar Taşlarını Objektiflerinin İçine Alan Yönetmenimiz Sayın
Nevzat Kutluhan Öğretmenimize, Sayın
Erol Altun'a ve Sevgili
Ferdi Altun'a
Emeklerinden Dolayı Sonsuz Teşekkür Ediyoruz, Selam ve
Sevgilerimizi Gönderiyoruz...
Sanal Mezar Ziyareti
Sayfası İçin >> Tıklayınız!)
Küçükgeriş Hüseyin Günaydın İlköğretim
Okulu'na Yardımlar Devam Ediyor
Tura Çelik Büro Mobilyaları San. Tic. Ltd. Şti.Yönetim
Kurulu Başkanı Sayın Hanefi Ercan
tarafından 2 adet makam masası ve aksesuarları okulumuza
hibe edilmiştir. Bu asil ve örnek davranışından dolayı Sayın
Ercan'a teşekkür eder, sağlık ve başarılar dileriz.
Eyüp Bereç'te faaliyet gösteren Ceylan Otomotiv Yönetim
Kurulu Başkanı Sayın Mehmet Ceylan,
Köyümüz Küçükgeriş Hüseyin Günaydın İlköğretim Okulumuz için
araç-gereç desteğinde bulunmuştur. Bu duyarlı davranışından
dolayı Sayın Mehmet Ceylan'a köyümüz adına sonsuz teşekkür
eder; sağlık, mutluluk ve başarılı çalışmalarının devamını
dileriz.
Küçükgeriş
Köyü adına
Sadık
Torlak & Gökay Aygün
Çapar
Camiimize İmam Tayini
Kadrosu boş olan Çapar Camiimize
5 Mayıs 2008 tarihinde Mahmut Çalış,
imam olarak tayin edildi. 27 Ekim 1976 Keşap Sürmeli Köyü
doğumlu olan Mahmut Çalış, 1995 yılında Keşap İmam Hatip
Lisesi'nden mezun oldu. Çamoluk Gürçalı Köyü'nden 5 Mayıs
2008 tarihinde köyümüz Çapar Camii'ne tayin edilen Çalış,
evli ve iki çocuk babası. Sayın Mahmut Çalış'a hoşgeldin
diyor, yeni görevinde başarılar diliyoruz.
Küçükgeriş Köyü
Keşap
İlçesi'nin orta bölgesinde Keşap Deresi'nin batı yakasında
kurulmuştur. Kuruluş tarihi ile adının kaynağı belli değildir.
Alataş, Karadere, Demirci, Yivdincik, Bayrambey ve Unaca
köyleriyle Karşıyaka Mahallesi'nin arasındadır. Yüzölçümü
oldukça geniş, doğal yapısı engebeli ve ortalama yüksekliği 400
metredir.
5 yerleşim ünitesinden oluşan Küçükgeriş Köyü'nün hane
sayısı 169'dır. 2007 Yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi
sonuçlarına göre 282 Erkek, 314 Kadın olmak üzere Küçükgeriş
Köyü'nde yaşayan mevcut nüfus ise toplam 596'dır. İlçe
merkezinden uzaklığı 10 kilometredir. Yolu, içme suyu ve
elektriği vardır. Ulaşımını Keşap-Karabulduk yolu üzerinden
sağlar. Girişinde tarihî bir kemer köprü bulunmaktadır. 2 camisi
ve ilköğretim okulu vardır. Fındık tarımı ve hayvancılık başlıca
geçim kaynaklarıdır..
KÜÇÜKGERİŞ'İN KURULUŞU
İlk yerleşim tarihi kesin olarak bilinmemekle
birlikte 1700'lü yıllarda ilk olarak Bayburt’tan Tıylakoğulları
ve İğnecioğulları, kıtlık yokluk nedeni ile yeni geçim ve
çalışma alanları aramak için yola çıktıkları, Küçükgeriş'in ilk
olarak Kurttaşı (Harmancık) mevkiine yerleştikleri köyümüzün
büyükleri tarafından belirtilmektedir. Tıylakoğulları ile
İğnecioğulları, daha sonraki Bayburt ziyaretleri dönüşü
Bayburt’ta kimsesiz yetim bir erkek çocuğunu da yanlarına alıp
Küçükgeriş'e önceden inşa ettikleri evlerine birlikte
dönüyorlar. Bayburt'tan beraberlerinde getirdikleri yetim
Osman’ı Tıylakoğulları ve İğnecioğulları birlikte büyütüyorlar,
destek oluyorlar.
O zamanki köy ve yöre; ormanlık, vahşi hayvanların
yaşadığı, boş ama tarıma elverişli verimli alanlar. Söylenenlere
göre; Kurttaşı’ndaki evlerinde vahşi yaban hayvanlarından zarar
görmeye başlamışlar, hatta bir çocuklarını da bu yüzden
kaybetmişler. Köyün içine, su olan bölgesine, aşağılara inme
kararı alan Tıylakoğulları Öteköy mevkiine, İğnecioğulları Orta
Mahalle'ye ve Bayburt'tan beraberlerinde getirdikleri Osman da
(Yusuf Oğlu Osman) Aşağı mahalleye yerleşiyor. Zamanla köyümüze
diğer sülaleler yerleşiyorlar. Oğuzların Çepni boyundan olan
köyümüze yerleşen 20 sülale şunlardır: Ayvazoğulları,
Cebecioğulları, Civiloğulları, Çömezoğulları, Delibekiroğulları,
Dikkaşoğulları, Durmuşoğulları, Gıbıloğulları, Haliloğulları (Hallo),
Hasbaloğulları, İğnecioğulları, Karayusufoğulları, Kelleoğulları,
Mastıoğulları, Tıylakoğulları, Tokalakoğulları,
Sarıçobanoğulları, Velioğulları, Yusufoğulları, Yusufoğulları (Yetimosmanoğulları)
1930 yılına kadar Feruz (Alataş) Köyü'ne bağlı olarak
kalan Küçükgeriş, 1930 yılında köy statüsüne geçerek bugünkü
coğrafi yapısına kavuşmuştur.
Not: Tıylakoğulları'nın büyüklerinin aktardığı
bilgilere göre de Bayburt’a Batum'dan gelindiği bilinmektedir.
Keşap
Keşap adı;
Türkçe olmayıp anlamı da tam olarak bilinmemektedir. Ancak,
içici ve güzel, hoş anlamına gelen "keş" ile su anlamına gelen
"ab" kelimelerinin birleşmesinden meydana geldiği
düşünülmektedir. Bununla beraber yöre adının Romalılar devrinde
Cassicipi olduğu ve zamanla Keşap'a dönüştüğü de ileri
sürülmektedir.
Keşap'ın tarihi Millattan Önce'ye uzanmakla beraber,
bunun başlangıç kısmı belirsizdir. İlçe ilk defa 11. Yüzyıl'ın
sonunda Türklerin hakimiyetine girer. Ama bu, Haçlı seferleri
nedeniyle uzun sürmez ve tekrar Doğu Roma İmparatorluğu'na
bağlanır. Keşap'ın tarihi Giresun, Trabzon ve Şebinkarahisar ile
birlikte düşünmek gerekir. Keşap ve çevresi Millattan Önce 6.
Yüzyıllarda Ahameni (Pers) İmparatorluğu'nun, 3. ve 2.
yüzyıllarda ise Selefki Asya Krallığı'nın sınırları içinde
bulunur. M.Ö. 183-68 yıllarında Pontus Krallığı'nın, daha sonra
Roma İmparatorluğu'nun eline geçer. M.S. 395'te Roma
İmparatorluğu ikiye ayrılınca Doğu Roma, diğer adıyla Bizans
İmparatorluğu'nun payına düşer. Bölge Millattan Sonra 6.
yüzyılda merkezi İran'da bulunan Sasaniler'in saldırısına uğrar.
Keşap ilk defa 11 yüzyılın sonlarına doğru Doğu Türklerinin
hakimiyeti altına girer, ama bu Haçlı seferleri sebebi ile uzun
sürmez. Türkler geriye çekildikten sonra tekrar Doğu Roma
(Bizans) İmparatorluğu'na kalır. 1204'te ise Trabzon Rum
(Kommenos) İmparatorluğu'nun mülkü olur. 1397'den sonra Keşap'a
Oğuzlar'ın Çepni boyu etkili olmaya başlar. Bu etki giderek
artar. Bununla birlikte, yöre hala Trabzon Rum (Kommenos)
İmparatorluğu'na bağlıdır. 1467'de, Fatih Sultan Mehmet,
Trabzon'u fethetmeye giderken burayı Osmanlı sınırları içine
alır. Buna rağmen Rumlar bölgede yaşamlarını 1920 yılına kadar
Türkler ile birlikte devam ettirirler. 1920'de bölgeden tamamen
çekilirler. Bazı kaynaklara göre; 1774 yılında Keşap ve
civarında devlet hakimiyeti iyice kaybolduğundan bazı
derebeylikler türemiş ve bunlar birbirleriyle sürekli mücadeleye
girişmişler.
Keşap, Cumhuriyet'in ilanından sonra 22 yıl merkez
ilçeye bağlı bir bucak olarak kalır. 1945 yılında ise ilçe olur.
COĞRAFYA:
Keşap ilçesinin yüzölçümü 222 km2'dir. İlçe, Giresun il
merkezinin 12 kilometre doğusunda, Giresun-Trabzon Devlet
Karayolu üzerinde, Keşap Deresi'nin ikiye böldüğü vadinin
yamaçlarına kurulmuş tipik bir Karadeniz kentidir.
Güneybatısında Giresun Merkez ve Dereli, doğusunda Espiye,
güneydoğusunda ise Yağlıdere ilçeleri yer almaktadır.
Arazi yapısı tamamen engebelidir. Dağlar ve tepeler
arasında derin vadiler bulunur. İlçe; Merkez, Karabulduk ve
Yolağzı diye üç coğrafi bölgeye ayrılır. En yüksek yerleri;
Geçit Köyü, Karadağ, Karatepe, Ocak, Bozarı, Armelit, Sancaklı,
Töngel, Evliya ve Kabak tepeleridir.
İlçede yazlar sıcak, kışlar ılık geçmektetir. Her
mevsimde yağmur bolca yağdığı için yıllık nem oranı ortalama
yüzde 75'tir. Yağış ve nem; bitkilerin gür olmasında önemli rol
oynar. Yemyeşil ve gür bitki örtüsü içinde en çok pay fındık
ağaçlarınındır. Kıyının hakim bitki örtüsü olan fındık ağaçları,
700 metre yüksekliğe kadar varlık gösterir. Burdan sonraki
yerler ise ormanlıktır.
İlçenin 8 mahallesi ve 42 köyü bulunmaktadır. 2000 yılı nüfus
sayımı sonucuna göre; toplam nüfusu 26.504 olup bunun 18.107'si
belde ve köylerde yaşamaktadır, ilçe merkezinin nüfusu ise
8.397'dir.
EKONOMİ:
Ekonomik yapı çoğunlukla fındık tarımına, hayvancılığa,
balıkçılık, arıcılık ve ormancılığa dayanır. Fındığın yanı sıra,
mısır, sebze, meyve ve çay tarımı da yapılmaktadır. 1992
yılından bu yana bölgede kivi üretimi de yapılmaktadır.
Deniz balıkçılığı yanında son yıllarda alabalık yetiştiriciliği
de büyük gelişme göstermiştir. Ayrıca arıcılık son yıllarda
önemli bir gelişme göstermiş.
Bölgede son yıllarda önemli sanayi tesisleri yapılmıştır. 3
fındık kırma, bir çay , iki parke ve bir un fabrikası
bulunmaktadır.
İlçenin tüm köylerinde yol olup bu yolların çoğu
stabilizedir. Son yıllarda betonlaşma çalışmaları sürdürülmekte
olup eski Armelit yolunun iyileştirme çalışmaları
sürdürülmektedir.
TURİZM:
İlçede turizm çok gelişmemiş olsa da yayla turizmi
yapılmaktadır. İlçeyi daha çok yerli turistler ziyaret
etmektedir. Tarihi ve doğal yapılar arasında Hüseyin Efendi
Türbesi, kemer köprüler, Karşıyaka Camii önemli sayılır.
YAYLACILIK:
İlçede yaylacılık çok gelişmiştir. Eskiden bölge halkı hayvan
otlatmak için yaylaya göç etmekte iken son yıllarda temiz dağ
havası alarak dinlenmek ve çeşitli yayla şenliklerine katılarak
eğlenmek için yaylaya çıkmaktadır.
Önceden yaylaya yürüyerek gidilirken; ulaşımın sağlanması ile
otomobiller ile gidilmektedir. Bölge halkı Giresun 'un meşhur
yaylalarına çıkmakta.
ÖRF VE ADETLER:
İlçe örf ve adet bakımından Giresun İli ile benzerlik
göstermektedir. Ünlü "Mican" türküsü yörede çıkmıştır. Merulcan
kavurması, kadayıf ve güllaç, balık ve mantar salamurası yöreye
özgü yemeklerdir.
Keşap ve yöresinde il çevresinde olduğu gibi iğne oyası, örme,
semercilik, ağaç oymacılığı, el kilim ve halıcılığı, hartama ve
tabanca süslemeleri önemli el sanatları arasındadır.
(Not: Davetiyeleri büyük izlemek için üzerine mausla
tıklayınız. Açılacak popup penceresinden orijinal boyutta
görebileceksiniz.)
Fatih
Caddesi'nden Keşap'ı Canlı İzle
(Bu hizmet Keşap Belediyesi tarafından
sunulmaktadır. Keşap Belediyesi'ne teşekkür
ederiz...)
Karadeniz'in Tek Adası
Florasıyla Ekolojik Cazibe
Merkezi Olmak İstiyor
Giresun
kıyılarından bir mil açıkta bulunan Giresun Adası, Karadeniz'in
tek adası olma özelliğini taşırken, adanın florası adeta
görenleri şaşırtıyor.
Karadeniz'in tek adası 40 bin metrekarelik Giresun
Adası, özellikle Akdeniz defnesi ve Yalancı Akasya başta olmak
üzere 81 tür doğal otsu ve odunsu bitki türü ile ekolojik cazibe
merkezi konumunda. Karadeniz'de yaşayan karabatak ve martıların
doğal olarak ürediği ada, aynı zamanda göçmen kuşların uğrak ve
dinlenme yeri olarak dikkat çekiyor. Hakkında birçok efsane
anlatılan Giresun Adası'nda, Amazonların ve birçok kavmin
yaşadığına dair mitolojik çağlara ait kalıntılar bulunuyor.
İkinci derece sit alanı olan ada, yaz mevsiminde yerli ve
yabancı turistlerin akınına uğruyor. Giresunluların da ilgi
gösterdiği ada, piknikçilerin vazgeçemediği bir yer.
Festivallerin de olmazsa olmaz unsurlarından biri. Halk arasında
Mayıs 7'si şenlikleri olarak bilinen 20 Mayıs Uluslararası Aksu
Festivali'nde ada etrafında küçük ve orta boy teknelerle özel
turlar düzenleniyor.
Giresun Kültür Turizm Müdürü Emin Yılmaz, Karadeniz'de
canlı yaşayabilen tek adanın Giresun Adası olduğunu ifade
ederek, gerekli bakım ve düzenlemeler yapılması halinde turizme
daha çok katkısı olacağını dile getirdi. Sahile uzaklığından
dolayı adada elektrik ve su sorunu yaşandığını belirten Yılmaz,
"Elektrik ve suyun olmadığı yerde hayat olmaz. Son dönemde
Avrupa Birliği (AB) Hibe Fonu'ndan yararlanmak üzere sunulan
projeler olduğunu biliyoruz. Ayrıca bu projelere beklenen
desteğin çıkacağı yönünde bilgiler mevcut. Proje ile ada
içerisindeki sur duvarlarının dondurulması, yürüyüş yollarının
ve çevre düzeninin yapılması söz konusu. Bunların dışında adanın
müdürlüğümüze tahsisi yönünde çalışmalarımız var. Bu bağlamda
eğer ada Bakanlığımız bünyesinde bize tahsis edilirse, Giresun'a
yakışır bir şekilde restore ettireceğimize inanıyoruz" dedi.
Küresel Isınma, Karadeniz
Sahilleri ve Yaylalarını
Kıymete Bindirdi
Giresun
Kültür ve Turizm İl Müdürü Emin Yılmaz, küresel ısınmanın
Karadeniz sahil ve yaylalarını kıymete bindirdiğini söyledi.
Giresun Kültür Turizm İl Müdürü Emin Yılmaz,
Giresun'daki yaylarlı aktif hale getirmek için şu an bir
faaliyet gerekmediğinin çünkü küresel ısınma nedeniyle
yaylaların kendiliğinden aktif hale geldiğini kaydetti.
Yaylaların altyapı sorununun giderilmesi gerektiğini
belirten Yılmaz, "Yerli ve yabancı turist için alt yapı sorunu
gerçekten önemli. Altyapı dediğimizde akla ilk olarak yol,
kanalizasyon ve konaklama geliyor. Şu anda tüm yaylalarımızda
özellikle turizm merkezi ilan edilen Kümbet, Kulakkaya ve Bektaş
yaylalarında altyapı çalışmaları devam etmekle birlikte sona
yaklaşıldı" diye konuştu.
Emin Yılmaz, "Kümbet Yaylası'nın yolu tamamen asfaltlanmış,
kanalizasyon işlemleri bitmiş ve yerleşim planı yapılmıştır.
Ayrıca Kümbet'teki Koçkayası tesislerinin açılmasında sona
gelinmiştir. Bektaş'ta henüz kadastro tamamlanmadığı için kayak
turizmi açısından bir netice elde edemedik. Ancak bu bölgemizin
destekleyici yekün teşkil etmesi ve potansiyel oluşturması
açısından turizm merkezi ilan edilmesi düşünülmektedir. Ayrıca
Bulancak'ın Paşakonağı ve Eynesil-Giresun arasındaki Sis Dağı
yaylaları da turizm merkezi ilan edilmesi aşamasına getirildi.
Bunların dışında Bektaş-İnişdibi yol arası ile Giresun-Kulakkaya
arasındaki yolda da asfaltlama çalışmaları KÖYDES kapsamında
devam etmektedir. Hedefimiz 2007 sonuna kadar bu çalışmaların
bitmesidir. Ancak bu sayede yaylalar aktif hale gelebilir" dedi.
Karadeniz'deki sahillerin ve ormanlık alanların
kıymete bindiğini vurgulayan Yılmaz, Karadeniz'e gelen
turistlerin çoğunluğunun yaylaları gezmeye çıktığını, bununla
beraber zamanla küresel ısınmadan dolayı Karadeniz sahillerinin
de tercih edileceğini kaydetti.