Küçükgeriş Forum

Tam Versiyon: TRAFİK KÜLTÜRÜ
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyon'a bakınız.
TRAFİK KÜLTÜRÜ

İNSAN ve TRAFİK KÜLTÜRÜ

Dünyada bütün başarıların temellinde insan eğitimi vardır.Eğitim bütün başarıların temellidir.İnsanlar başarı olmaları için o konu ile ilgili mutlaka bir eğitim almak zorundadırlar.Trafik alt yapısı ve en büyük faktörü insandır.O zaman insan nedir?.bunu tanımlamak gereklidir.İnsan Allah tarafından dünyaya yaratılan en üstün en mükemmel canlıdır.Dünyada milyonlarca canlı vardır fakat en üstünü insandır.İnsana bu üstünlüğü sağlayan yaradılışında bulunan beyin yapısıdır.İnsan beyni diğer canlılardan çok farklıdır.İnsan beyninin içinde bulunan düşünme,yorum yapma,yanlışı görme doğruyu bulma özelliğine sahip oluşu bu üstünlüğü sağlamıştır.
İnsan aklını ve beyin gücünü kullanarak bugünkü teknolojiye ulaşmış ve geliştirmiştir. İnsan geliştirdiği bu teknolojiyi kullanarak uzaya ve diğer gezegenlere gitmektedir. Teknolojiyi kullanarak uzaya gidebilen insan niçin yeryüzünde karayollarında trafiği sağlıklı ve güvenilir olarak kullanabilir.Çünkü Trafik ortak alanı kullanma ve paylaşma kültürüdür.Bu kültürü geliştirmek için belirli bir süre eğitim alınması gerekmektedir.Dünyada her konunun eğitimi var ve yapılıyor,niçin trafik eğitimi insanlara verilmesin.Türkiye’de karayollarında hala çekirdekten yetişme anlayışı ile araç kullanılmaya çalışılıyor ve kazaların sonu gelmiyor.İnsan çekirdekten yetişmez,insan eğitin alarak beyinden yetişir.İnsan kabak,kavun karpuz mu ki çekirdekten yetişsin.Kabak,kavun ve karpuz çekirdekten yetişir.İnsanlar eğitim alma alışkanlıkları olmadıklarından bu tür söylevlerle konuyu geçiştiriyorlar,fakat gerçek başka.
Gelişmiş ülkeler trafik eğitimine elli yıl önceleri haftada iki saat mecburi ders olarak okullarında vermeye başlamışlar ve toplumlarında bugünkü trafik bilinci oluşmuş sağlıklı olarak kurallara uyarak trafiği kullanmaktadırlar.Türkiye’de trafik eğitimi insanlar sürücü belgesi alacak iseler on sekiz yaşından sonra belirli bir miktar trafik eğitimi alınmasına mecbur tutulmuş.Eğitim temelden alınmalıdır.On sekiz yaşına gelen bir kişi kırılamayacak bazı davranış biçimleri kazanmış bulunmaktadır.Bu durumda insanları eğiterek yeniden doğru davranış biçimi kazandırmak bazen çok zorlaşmaktadır.Çünkü ağaç yaş iken değil,ağaç fidan iken eğilebilinir..Şu anda ormanlardaki bütün ağaçlar yaş gidin eğilebiliyorsanız eğiniz.Eğemezsiniz çünkü yaş olan ağaç kalınlaşmış ve boy almıştır.Türkiye’de ancak yeni olarak okullarda trafik dersleri okutulmaya başlatıldı.Gelecekte toplumda trafik bilinci gelişerek trafik karayollarında kurallara uyularak daha sağlıklı kullanılır.Bugün Türkiye’de her konunun eğitimi verilmekte ve yapılamakta,Türkiye’de lokantada çalışan aşçının bile eğitimi Bolu-Mengen ilçesinde yüksek okul düzeyinde veriliyor,niçin karayollarında dünyanın en hızlı en pahalı oyuncağı olan araçları kullanan bir alev makinesi gibi insanların arasından geçip giden araç ve taşıtları kullanan sürücü insanına trafik eğitimi verilmesin.Eğitilmenin öğrenmenin alternatifi eğitimsizlik olamaz.Mutlaka bütün insanlar trafik eğitimi almalıdırlar.Çünkü trafiğin alt yapısı insandır.Bütün insanlar ister sürücü,ister yolcu ve isterseler yaya olsunlar her an trafiğin içindedirler ve trafiği yaşamaktadırlar.Bu neden ile insanlar kendilerini trafikten soyutlayamazlar.Bu durumda yarının bilinçli toplumunu oluşturmak için trafik eğitimi ilköğretim okullarında artık mecburi ders olarak okutulmalıdır.Gelecekte trafik bilinci gelişmiş bir toplum oluşturalım.
Türkiye’de bugün trafik adı söylendiği zaman insanların aklına çeşitli renklerde ve modellerde araç yığını veya trafik kazaları geliyor.Trafik asla ne araç yığınıdır,nede trafik kazasıdır.Trafik insanların gelişmişlik düzeylerini karayollarında dışa yansıtan bir kültür aynasıdır.Gelişmiş ülkelerde eğitim ve kültür düzeyi yüksek ülkelerde trafik akışı çok daha sağlıklı ve güvenilirdir.Ama Türkiye gibi yeni gelişmeye aday ülkelerde trafik kazası riski daha fazladır.Çünkü bugün Türkiye’de karayollarını kullanan sürücülerin yüzde yetmişi trafik eğitimi almadan bir şekilde sürücü belgesi sahibi yapılmış karayollarını kullanma izini verilmiş fakat insan sağlığı hiç düşünülmemiş.Gelişmiş ülkelerde insanlar trafik içerisinde tesadüfen kaza yaparlar ölürler,Türkiye gibi trafik eğitimi verilmeyen gelişmemiş ülkelerde ise insanlar trafik içerinde tesadüfen yaşarlar.İnsan hayatı asla tesadüflere bırakılamaz.Türkiye’de trafik akışı içerisinde başınıza ne geleceği hiç belirli değildir.İnsanlar belirsizlikler içerisinde yaşabilir mi?.Türkiye’de trafik her gün kanayan bir yara kanayan yarayı tedavi ederek kanı durduramasanız yara kan kırana dönüşür kan kıranın tedavisi de mümkün değildir.Türkiye’de trafik kan kırana dönüşmeden insanlarımıza gerekli eğitimi vererek karayollarında kuralları uygulamasını sağlayarak yarayı iyileştirmeliyiz.Trafik asla bir şans unsuru ile kullanılamaz.Şans faktörü insanlara hayatta belki bir kere yardım edebilir ama bilgi birikim eğitim hayatta insanlara her zaman yardım eder.İnsan yaşantısı trafik akışı içerisinde asla şansa tesadüflere emanet edilemez..
İnsanların en kutsal hakları yaşama haklarıdır. Bir başkaları bilinçsizce kurallar dışı karayollarını kullanarak insanların bu kutsal haklarını elinden alamaz, kimsenin de buna hakkı yoktur.İnsanlar kendisine yapılamasını istemediği bir davranışı hareketi başkalarına yapma hakkına sahip değildirler.Trafik akışı içinde de böyledir her yerde de.Artık insanlar uygarlığın nimetlerinden faydalanmayı bilmelidirler.Ona göre çevresine davranmalıdırlar.Gelecek bizi bekliyor.
Herkese sağlıklı yaşam ve trafikler dileklerimle...


Abdullah KAPLAN
Trafik ve Çevre Öğretmeni
TRAFİK ve ALKOL

Alkol bütün kötülüklerin anasıdır. O kötülük alkol kullanan insanları bir gün gelir bulur kötülüğünü yapar.Alkollü insan karayollarında trafikte araç kullanırsa hayatını,zaman içerisinde de sağlığını kaybeder.Yaşanan bu tür olumsuzluklar kötülük değil de nedir.?.
Trafik ve Alkollün ikisi birlikte kullanılması mümkün değildir. Çünkü trafik kural gerektiren hareketli bir yaşam biçimi,alkol ise kural tanımayan kontrolsüz bir yaşam biçimidir.Alkollün insan bünyesine ve beyin kontrol merkezlerinde yapmış olduğu zararlar insanların davranış ve düşüncelerine etki ederek kontrolsüz davranışları meydana çıkarmaktadır.Alkollü insanlar kontrolsüzlükten dolayı davranışlarında sınır tanımadıkları için yaptıkları kontrolsüz davranışlara cesaret olarak nitelendirilir.Kontrolsüzlüğü cesaret olarak nitelendirmek insanların kendilerini kandırmalarıdır.
Alkollün nasıl bir kimyasal özelliğe sahip olduğunu bilmeden kullanmak bilinçsizliktir. Kullanan insanların kendilerinde oluşabilecek davranış değişiklikleri bilmeleri gerekmektedir. Çünkü alkollü fareye içirmişler bütün kedilere kafa tutmuş ve bağırmış nerede bu mahallenin kedileri diye. Düşünün şimdi bu alkollü bir insana içirin kendini kontrol edemeyerek karayollarında akan trafiğe, kurallara, hatta kendi kullandığı aracına bile kafa tutacaktır. Evine geldiğinde bütün ailesine annesine babasına ve evin duvarlarına bile kafa tutmaktadır. Bu kontrolsüz bir durumda olan insanın karayollarında kurallara uyarak araç kullanması mümkün değildir.
Alkollü olarak karayollarında araç kullanmak istekli arzulu gönüllü olarak insan öldürmek için karayolluna çıkmaktır. Bu hayatını alacağınız insan siz kendinizde olabilirsiniz, bir başka masun insanlarda olabilir. Hiç kimsenin başkalarının hayatlarını riske atmaya hakları yoktur. İnsanlar eğlenmeyi bahane ederek alkollü araç kullanmaları kendi hayatlarını tehlikeye atmakla kendilerine saygısızlık yaptıklarının farkında değildirler. Alkollü olarak araç kullanmak olabilecek kontrolsüz davranışlar nedeni ile karayollarını kullanan diğer insanlara kişinin kendisine yaptığı bir saygısızlıktır.Bir anlık eğlence için insanlara üzüntü yaşatmaya hiç kimsenin hakkı yoktur.İnsanların eğlenmeleri için mutlaka alkol içmeleri gerekmez. Eğlence neşe ile başladı ise ayni neşe ile son bulmalıdır. Alkol alarak karayollarında araç kullanmak bir eğlence değil intihar etmenin bir şeklidir. Eğlenme adına hiç kimse karayollarında trafik akışı içerisinde alkollü olarak araç kullanma hakkına sahip değildir. Karayollarında alkolü olarak araç kullanmak “Ağır kusur ve suç” dur.
Türkiye karayolları trafik kanuna göre kandaki alkol miktarı 0,50 promoline kadar alkollü araç bulanır sürücüler para ve puanlama cezası öderler.Kandaki alkol miktarı yüksek alkollü içkilerde bir duble ile düşük alkollü içkilerde iki şişe ile 0,50 promoline ulaşır.Alkol alışkanlığı olan kişilerin bir duble ile kendilerini sınırlamaları mümkün müdür ?.Araçların içerileri sanki içki mahseni büfesi gibi karayollarında araç kullanılıyor.Türkiye trafik kanununda alkollü araç kullanma sürücülerin işlemiş olduğu on iki aslı kusurlu hareketlerden sayılmıyor.Alkollü olarak kaza yaparsanız “ağır kusur ve suç” olarak kabul ediliyor.Bu bir çelişkidir.İnsanlara aslı kusur değil iç içebildiğin kadar ama sakin trafik kazası yapma demek hiç inandırıcı değildir.Kaza yaparsan “ağır kusur ve suç” işlemiş olursun demek caydırıcı olmaz.Alkollü araç kullanmak tamamen suç sayılmalıdır.
Bu gün Türkiye karayollarında meydana gelen trafik kazalarının yüzde otuzu alkollü araç kullanmaktan meydana gelmektedir. Bu kadar sorumsuzluk olamaz. İnsanlar karayollarında trafik içerisinde artık sorumluklarını bilmelidir. Türkiye karayollarında araç kullanan on sürücünün ağzını kokluyorsun yedisini ağzında alkol kokuyor. Bu bir cehalettir. Dünyada alkol tüketimi olarak ilk on ülkeler arasına girmekteyiz. Fakat alkollü araç kullanma sıralamasında ilk birinci ülkeyiz. Dünyada Türkiye kadar karayollarında alkollü araç kullanan bir ülke yok. Bu bir cehalet örneğidir. Türkiye den daha fazla alkol tüketen ülkeler var ama o insanlar alkollü araç kullanmıyorlar. Çünkü alkollün ne kadar zararlı olduğunu biliyorlar ve hayatlarını tehlikeye atmıyorlar. Alkollerini uygun mekanlar da alıyorlar evlerine ticari taksi ile gidiyorlar. Ama Türkiye de öylemi adam istediği yerde istediği zaman hatta direksiyon kullanırken bile alkol alıyor birde bu yaptığı işi çok büyük marifetmiş gibi anlatıyor sonuç facia dehşet görüntüler. Bu kadar cehalet bu millete yeter. Artık sağduyulu olalım alkollü araç kullanmayalım. Alkollü araç kullananları bu konuda uyaralım.

Alkollün insan ve sürücüler üzerindeki olumsuz etkileri zararları;

1-Alkol içildiği zaman kan yolu ile direk beyine ulaşır. Beyin ise insanların en önemli organıdır. Beyin insan yaşamını denetleyen yönlendiren ve hareketleri düzenleyen merkezdir. Alkol morfin narkoz etkisi yaparak beyinin kontrol merkezlerini uyuşturarak tahrip eder. Bu durumda insanlar kendi davranışlarını kontrol edemezler. Sonuç kazaya davetiye çıkarmaktır. Trafikte bunu adına trafik cinayeti facia derler.
2-Alkol insanlarda karar vermeleri yavaşlatır geciktirir. Trafikte araç kullanırken net kararlar verilmelidir.Kurallarda ikilem yaşanmamalıdır.
3-Alkol görüş mesafesini kısaltır. Sürücüler tahmini mesafeleri ayarlayamaz.Mesafe tahminlerini yapamazlar.
4-Alkol işitme duyma özelliklerini azaltır. Sürücü ikaz ve uyarı algılaması yapamaz.
5-Alkol ani atik refleks hareketleri yavaşlatır azaltır. Sürücüler çabuk karar vererek ani hareketleri yapamazlar.
6-Alkol insanlarda kontrol altında tutulan marjinal duyguları açığa çıkararak sıra dışı davranışlar sergiler. Sürücüler istedikleri hareketleri karayollarında yapmayı kendilerinde hak olarak görürler.
7-Alkol sürücüler kendi üzerlerinde gereksiz kariyer kompleksi oluşturarak kullandıkları aracı dünyanın en lüks modern araç olarak görerek hız yapma isteklerini artırır. Hızlı araç kullanma arzuları gittikçe çoğalır. Yaptıkların hızım limitini algılayamaz. Kaza yapma oranı yüzde doksan beş artmaktadır.
8-Alkol insanların ruh halini değiştirir. Korkunu azalmasına düşüncesizce kendine güvenin artmasına buna bağlı olarak yorgunluk dikkatin azalmasına sebep olur. Vücut ısısının yükselmesi ile davranışlarında kontrolsüzlük dönemi başlar.
9-Alkol insanlarda belirgin bir gevşeme dikkat azalması, koordinasyon ve algılama bozukluluğu oluşturmaktadır. Gereksiz cesaret artışı düzensizlik dengesizlik uyuklama yapar. Sürücülük yapma özellikleri kurallara uyma becerisi azalmaktadır.
10-Alkol insanlarda kontrolsüzlükten doğan sarhoşluk, bir an neşeli bir an üzgün olma gibi ikilem yaşayarak ruh halinde gidip gelmeler gibi değişmelere neden olmaktadır. 11-Alkol insanların ayak da durma, yürümede ve konuşmalarda güçlükler yaparak denge ve koordinasyon kaybettirir. Bu durumda trafikte araç kullanması mümkün olamaz.
12-Alkol insanlarda fiziksel hareketlerin azalmasına, belirgin duygusal tutarsızlıklar ve kişide bilinç bulanıklıklarına zaman içerisinde bilinç kaybına neden olur.

Bu olumsuzluklara sahip olan bir insanın karayollarında trafik akışı içerisinde dünyanın en hızlı araçlarını sağlıklı olarak kullanması mümkün müdür?.Tabi ki değildir sonuç kaçınılmaz son gelir “Trafik Kazası”.Aslında bu bir trafik kazası değildir insanın kendi sonunu hazırladığı bir trafik intiharı trafik cinayetidir.
İnsanlar mutlu yaşamlarına daha çok mutluluk katmalıdırlar.


Abdullah KAPLAN
Trafik ve Çevre Öğretmeni
2008
Referans URL