www.kucukgeris.com * * * Giresun'un İncisi Küçükgeriş Köyü Sitesine Hoşgeldiniz... || www.kucukgeris.com * * *
  - 
Ana Sayfa Küçükgeriş Forum Radyo Küçükgeriş Resimler Haberler Tanıtım Mesaj Yaz
Linkler
» Ana Sayfa
» Sülaleler & Şehitlerimiz
» Altın Sayfa & Teşekkürler
» -- Köyümüze Hizmet Edenler
» .. Öğretmenlerimiz
» .. Muhtarlarımız
» .. İmamlarımız
» -- Köyümüzden Yetişenler
» -- Nevzat Kutluhan
» -- Sadık Torlak
» -- Gökay Aygün
» -- Üniversite Gençliğimiz
» Küçükgeriş Forum
» Radyo Küçükgeriş
» Resimler
» * N. Kutluhan'ın Objektifinden
» * M. Akgün'ün Ojektifinden
» * S. Torlak'ın Objektifinden
» * Y. Bayram'ın Objektifinden
» * Erol Altun'un Objektifinden
» * Doğan Tor'un Objektifinden
» * Sizin Gönderdikleriniz
» Muhtarlik Duyuruları
» Bizden Haberler
» Haberler
» Giresun Günleri
» Tebrik & Kutlamalar
» Taziye
» Mezar Ziyareti
» Tanıtım
» Komşu Köyler
» * Unaca
» * Karabulduk
» * Yivdincik
» * Alataş (Feruz)
» Giresunca Sözlük
» Destanlarımız - Mican
» Ziyaretçi Defterimiz
» Misyonumuz & Künye
» VİDEOLAR
» Küçükgeriş 1
» Küçükgeriş 2
» Küçükgeriş Yolları
» Küçükgeriş'e Giriş 1
» Küçükgeriş'e Giriş 2
» Doğan Tor'dan Küçükgeriş
» Yivdincik & Karabulduk
» Hacıderesi Yaylası
» Şükrü Yayla Sohbet
  » Küçükgeriş Hüseyin Günaydın İO
» Karne Sevinci
» DİĞER LİNKLER
» Giresun Valiliği
» Giresun Belediyesi
» Keşap Kaymakamlığı
» Keşap Belediyesi
» Keşap Milli Eğitim M.
» Keşap Ziraat Odası
» Keşap İlçe Tarım M.
» Küçükgeriş HGİÖO
» Telefon Rehberi
» TC Kimlik No Sorgulama
» SGK İşlemleri
» Gazete Oku
» Futbol Sonuçları
» Nefsipiraziz
» FAYDALI LİNKLER
» Kur'an-ı Kerim
» Kur'an-ı Kerim Tefsiri
» 3 Boyutlu Anıtkabir Ziyareti
» Milli Eğitim Bakanlığı
» Atatürk Araştırma Merkezi
» Türk Tarih Kurumu
» Türk Dil Kurumu
» Milli Kütüphane - Atatürk
» Bulmaca Sözlüğü
» Fındık Tarımı
» Unaca Köyü - Site 1
» Unaca Köyü - Site 2
» Bayrambey Köyü
» Anbaralan Köyü
» Mavi Karadeniz TV
» TV Giresun

Fındık Tarımı - 1. Sayfa

» Fındık Tarımı - 1. Sayfa || » Fındık Tarımı - 2. Sayfa


Yazan:
Abdullah KAPLAN
Tarım ve Eğitim Teknikeri


Giresun Fındık bahçeleri birer “Altın Ocaklar” dır. Çünkü Giresun da insanların tek geçim kaynakları fındıktır. Bu neden ile Giresun da fındık altın değerindedir.Giresun un altını fındıktır. ”Altın Ocaklar” Giresun cennetinde yaşayan insanlara hayat vermektedir.
Fındığın “Altın Ocakları” a iyi bakılması için ”Fındık Tarım” yazı dizisini hazırlamış bulunarak fındık ürecilerinin ve insanların faydalanmasına sunuyorum.

FINDIĞIN TARİHÇESİ
Yaklaşık 5 bin yıldır bilinen fındığın vatanı Anadolu'dur. M.Ö. 400'de Pontus kıyılarından geldiği için Pontus Cevizi adını almıştır. Sicilya ve İspanya'ya Araplar tarafından götürülmüştür. Yeryüzünde 360-410 kuzey enlemlerinde kendine özgü iklim koşullarında yetişebilen fındık, deniz kıyısından en çok 30 km içeride ve 750-1000 metreyi geçmeyen yerlerde ürün vermektedir. Dünya yıllık fındık üretiminin %67-75'ı Türkiye'nin Karadeniz kıyılarında yapılmaktadır. İtalya, İspanya ve Amerika fındık yetiştiren diğer ülkelerdir. Türkiye'nin en çok yağış alan bölgesi Karadeniz'de arazi fazla eğimlidir. Toprağın yapısı ve iklim koşulları Karadeniz Bölgesi'nin önemli bir kısmında fındık dışında başka bir tarıma izin vermemektedir. Fındık, erozyon tehlikesiyle karşı karşıya olan bölgede verimli toprakların yok olmasını engelleyip çevreye olumlu katkı sağlamaktadır. Ayrıca bölgedeki fabrikaları doğal çevrenin bozulmasına neden olan fiziksel ve kimyasal atıklar ortaya çıkarmaz. Fındık tarımı genellikle küçük arazilerde ve aile işletmeciliği biçiminde yapılmaktadır. Türkiye'de yaklaşık 600 bin hektar arazide 400 bin çiftçinin fındık üretimiyle uğraştığı bilinmektedir. Fındık yetiştirildiği bölgelerde doğrudan ya da dolaylı olarak 8 milyon insanı ilgilendirmektedir.
Bazı kaynaklar fındığın Anadolu'dan bütün dünyaya yayıldığını söyler. Bazı kaynaklar ise fındığın Orta Asya'dan Karadeniz sahillerine göçler yoluyla Türkler tarafından getirildiğini, daha sonra Avrupa'ya götürüldüğünü ifade eder. Bunun için de "Yağ Taşı - Yağmur Taşı" adlı efsane ile "Bugu Tekin" efsanesini kanıt olarak gösteririler. Bu efsanelerde, fındık ağacı kutsal olarak gösterilmekte, Tanrı'nın nurunun ilk defa fındık ağacı üzerine indiği bildirilmektedir.
Fındık kelimesi Türkçeye muhtemelen Türkler 'in Anadolu'ya yerleşmesinden sonra girmiş olmalıdır. Kelime daha sonra Arap dilinde "bunduk" tarzında söylenmiş ve yerleşmiştir.
Başta Hıristiyanlık olmak üzere bütün dinler fındığı kutsal meyve saymıştır. Dört bin yıl önce Orta Asya'dan getirilerek çevremizde yetiştirildiği anlaşılmaktadır. Ksenofon "Onbinlerin Ric'atı" adlı eserinde kapalı şekilde fındığa değinmektedir. Yunanlı hekim Dioscorides de Kitabü'l-Haşayış adlı eserinde fındıktan yapılan ilaçlardan bahsetmektedir. Fındığı Romalılar Görele'den İtalya'ya oradan da İspanya'ya ulaştırdılar.
Fındık tarihe kutsal bir yemiş olarak geçmiştir. Eski Türkler'in din hayatında pek önemli bir yer tutan fındık, aynı zamanda barış ve esenlik sembolü sayılıyordu. Türkler gibi, başka bazı uluslar da fındığı kutsal sayarlardı. Yunanlıların ticaret tanrısı Hermes'in asası bir fındık dalıydı. Eski Romalılar da fındığa önem vermişlerdi. Düğünlerde, çeşitli şenliklerde, bir teke, fındık dallarına sarılıp yakılır, böylece tapınağa kurban edilirdi. Sihirbazların mucizeler yaratan sihirli değnekleri de aslında birer fındık dalıydı. Araplar'a göre elinde fındık dalı bulunan bir kimse, kendini bütün kötülüklerden koruyabilirdi.
Fındığın kutsallığına inanan uluslar arasında İngilizlerle Fransızlar da vardı. İngilizler Noel sofralarında fındık bulundurmayı, sofrayı fındık dalları ile süslemeyi gelenek haline getirmişlerdi. İtalyanlar da fındık türlerine ermişlerinin adlarını vererek fındığın kutsallığını belirtmek istemişlerdir.
Müslümanlarda da fındık önemli bir yer tutar. Din adamları fındığın bir cennet meyvesi olduğuna inanmışlardı. Adem babamız gökten yere indiği vakit, Tanrının emriyle 30 çeşit meyveyi de birlikte getirmişti. Bunların arasında fındık da vardı. İnsanoğlu yerleşik düzene geçip tarım yapmaya başladığından beri pek çok bitkiyi ekip biçmiştir. Fındık da bunlardan biridir.
Karadeniz Bölgesi'nin iklim özellikleri, fındık için en ideal ortamı oluşturur. Fındık, kış aylarında çiçeklenen ve döllenen tek bitkidir. Dişi çiçeklerin çanak yaprakları "çotanak" adı verilen fındık kadehini oluşturur. Fındığın çeşitli türleri vardır. Ülkemizdeki kültür fındıkları,5-6 metre boylanabilir. 'Corylus Avellana' ile 'Corylus Maxima' türlerinin melezleridir.
Ağustos ayında olgunlaşan fındıklar toplanıp kurutulduktan sonra, Eylül ve Ekim aylarında pazara getirilip satışa çıkarılır. Türkiye'de üretilen fındığın organize alımlarını, en büyük üretici birliği olan Fiskobirlik gerçekleştirir. Fiskobirlik, satın aldığı fındığı çeşitli işlemlerden geçirerek tüketime sunar.
Türkiye fındığın Anayurdu, Giresun da başkentidir.
Fındık Türkiye'den Dünyaya sunulan evrensel bir besin ve tattır.
Allah fındığı verir ama kırmaz.
 


FINDIK ÜRETİM ALANLARI
Yeryüzünde, 36°-41° kuzey enlemlerinde ve kendine özgü iklim koşullarında yetişen fındık ağacı, kıyılardan en çok 30 km içerde ve yüksekliği 750-1000 metreyi geçmeyen yerlerde ürün verir Türkiye, İtalya, İspanya ve Amerika fındık yetiştirilen başlıca ülkelerdir. Türkiye, yıllık dünya üretiminin yaklaşık %65-75'ini gerçekleştirmektedir.
a. İklim İstekleri: Fındığın iyi bir gelişme göstermesi ve bol ürün vermesi nemli için iklimin uygun olması gerekir. Ülkemizde fındık yetiştiriciliği bakımından en uygun iklim özelliğine sahip bölge Karadeniz kıyı bölgesidir. Yarı nemli, kurak iklim bölgelerinde fındık yetiştirilebilse de yağışın yetersiz olması mutlak surette sulamayı gerektirmektedir.
Fındık Yıllık ortalama sıcaklığın 13-16 C olduğu yöreler fındık yetiştiriciliği için en uygun yerlerdir. Ayrıca bu yörelerde en düşük sıcaklığın –8, -10 C’yi ve en yüksek sıcaklığın 36-37 C’yi geçmemesi, yıllık yağış toplamının 700 mm’nin üstünde olması ve yağışın aylara dağılımının dengeli olması gerekmektedir. Aynı zamanda Haziran ve Temmuz aylarındaki oransal nemin de %60’ın altına düşmemesi gerekir.
b. Toprak İstekleri: Fındık saçak köke sahip bir kültür bitkisidir. Bu nedenle kökleri fazla derine gitmez.Kök ancak 80 cm toprak derinliğine kadar ulaşabilmektedir. Toprak istekleri olarak fazla seçici olmamakla birlikte besin maddelerince zengin, tınlı-humuslu ve derin topraklarda iyi bir gelişme gösterir.

Türkiye'de fındık yetiştiren bölgeler iki alt bölgeye ayrılabilir:
a) 1. Standart Bölge (Karadeniz Bölgesi'nin doğu bölümü): Ordu, Giresun, Rize, Trabzon ve Artvin illeridir.
b) 2. Standart Bölge (Karadeniz Bölgesi'nin orta ve batı bölümü): Samsun, Sinop, Kastamonu, Bolu, Düzce, Sakarya, Zonguldak ve Kocaeli illeridir.

TÜRK FINDIĞI
Türk fındığı, kalite olarak Giresun ve Levant olmak üzere ikiye ayrılır yetişir.
Giresun Kalite Fındık: Tadı ve içerdiği yağ oranı ile yeryüzünün en üstün özellikli fındığıdır. Giresun ile Trabzon'un Beşikdüzü, Vakfıkebir, Çarşıbaşı ve Akçaabat ilçelerinde
Levant Kalite Fındık: Daha az yağ içerir. Trabzon ve bir bölümü ile Ordu, Samsun, Bolu, Sakarya, Zonguldak ve Bartın illerinde yetişir.

FINDIK ÇEŞİTLERİ
Yaklaşık 5 bin yıldır tanınıp bilinen fındık, üç ana gruba ayrılır.
Kabuklu Tombul Fındıklar: Tombul, Palaz, Mincane, Gök, Kalınkara, Kan, Cavcava ve Delisava (Çakıldak) fındığı çeşitleridir.
Kabuklu Sivri Fındıklar: Sivri, İncekara, Kuş, Acı fındık, Değirmendere ve Uzunmusa fındığı çeşitleridir.
Kabuklu Badem Fındıklar: Yassı ve Yuvarlak Badem, Foşa, Kargalak, Ordu İkizi fındık çeşitleridir.Ülkemizde yaklaşık ondokuz çeşit kültüre alınarak üretimi yapılamaktadır.
Giresun Tombul Fındığı: Ülkemizde yetişen en önemli fındık çeşididir. Daha ziyade Giresun ilinde yaygın olarak yetiştirilmektedir. Meyve kalitesinin çok iyi olması uluslararası pazarlarda kolayca tutunmasını sağlamış ve Türk fındığı dünya ülkelerince aranır duruma gelmiştir.Periyodisite özelliği gösteren tombul fındık çeşidi iyi ve bakımlı bahçe koşullarında her yıl düzenli ve oldukça yüksek verim vermektedir.

FINDIK ÜRETİMİ ve EKONOMİSİ
Fındık tarımı genellikle küçük arazilerde ve aile işletmeciliği biçiminde yapılmaktadır. Türkiye'de yaklaşık 600.000 hektar arazide 400.000 kadar çiftçinin fındık üretimiyle uğraştığı bilinmektedir. Fındık, yetiştirildiği bölgede doğrudan ya da dolaylı olarak 8 milyon nüfusu ilgilendirmektedir.

FINDIK BİTKİSİ EROZYONU ÖNLER
Karadeniz Bölgesi'nde arazi eğimi çoğunlukla % 20'nin üzerindedir ve burası Türkiye'nin en fazla yağış alan bölgesidir. Toprak yapısı ve iklim koşulları, Karadeniz Bölgesi'nin önemli bir kısmında fındık dışında tarıma izin vermemektedir. Büyük ölçüde erozyon tehlikesi bulunan bölgedeki fındık tarımı verimli toprakların erozyona uğramasını engelleyip çevreye çok olumlu katkılar sağlar. Ayrıca fındık işleme tesislerinde, doğal çevrenin bozulmasına sebep olan fiziksel ve kimyasal atıklar ortaya çıkmaz.

FINDIK DÜNYACA TÜKETİLİR
Önceleri kuruyemiş olarak tüketilen fındığın, gıda sanayiinin gelişmesiyle birlikte kullanım alanı oldukça genişlemiştir. Fındık; çikolata, bisküvi, şekerleme, tatlı pasta, dondurma imalatında yardımcı malzeme olarak kullanılmaktadır. Çikolata ve bisküvi imalatında, dünyanın yıllık iç fındık tüketimi 300.000 ton'u aşmıştır. Fındık unu, çikolatalı ürünlerin temel unsurudur. Fiskobirlik'in özel ambalajlarında pazarladığı fındık, fındık ezmesi, nuga ve nutkrem, yüksek besin değerine sahip gıda maddeleridir. Fındık ve fındık ürünleri, uzmanlarca çocukların beslenmesinde özellikle önerilmektedir.

FINDIK SAĞLIKLI ve TAT ENERJİ VEREN MEYVEDİR
İnsanoğlu, yerleşik düzene geçip düzenli tarım yapmaya başladığı andan beri birçok bitkinin düzenli olarak ekim-dikimini yapmıştır. Fındık da bu bitkilerden biridir. Türkiye'de fındığın on iki değişik çeşidi yetiştirilmektedir. Fındığın genel bileşimindeki ortalama değerler, bilimsel olarak saptanmıştır. Fındıktaki yağ yüksek oranda doymamış yağ asitlerinden oluşmuştur. %60-70 oranındaki bu yağ, tamamen vücuda yararlıdır. Fındık yağı vücut ısısının korunmasından yağda eriyen vitaminlerin taşınmasına kadar birçok görevi yerine getirir. Fındık yağındaki linoleik asit vücut tarafından üretilmez, dışardan alınır. Linoleik ve oleik asitler kanda kolesterolün yükselmesini önler, kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucu etki yaparlar.

FINDIK VİTAMİNLER ve MİNERALLER DEPOSUDUR
Fındık insan vücuduna yararlı karbonhidrat, protein ve yağ ile metobolizmayı düzenleyen B grubu vitaminler yönünden de zengin bir kaynaktır. Kan yapımı ve ruhsal sağlık için gerekli olan B2 ve B6 vitaminleri, gelişme çağındaki çocukların beslenmesinde büyük önem taşır. Kalp ve diğer kasların sağlığı için en iyi besinlerden biri, E vitamini açısından çok zengin olan fındıktır. Bu vitamin; kalp ve diğer kasların sağlığı ve üretim sisteminin normal çalışması için gereklidir. Alyuvarların parçalanmasını önleyerek kansızlığa karşı koruyucu etki yapmaktadır. E vitamini, kanser yapıcı etmenlerin oluşmasını önler ya da oluştuktan sonra onları etkisiz hale getirerek vücudu korur. Kemiklerin ve dişlerin yapımı için gerekli olan kalsiyum, kan yapımında görev alan demir, büyüme ve cinsiyet hormonlarının gelişmesinde rol oynayan çinko için, en iyi bitkisel kaynaklardan birisi fındıktır. Sinirlerin uyarımı ve kas dokusunun çalışması için gerekli olan potasyumca da zengindir. Potasyum, magnezyum ve kalsiyum içeriği yüksek, sodyum miktarı düşük olan fındığın, kemik gelişimi ve sağlığı ile kan basıncının düzenlenmesinde büyük önemi vardır. Bu açıdan da fındık sağlıklı yaşam için önemlidir. Beslenme uzmanları genel olarak günlük beslenmede fındık ve fındık ürünlerine daha fazla yer verilmesini önermekte, özellikle çocuklar, gençler, sporcular, askerler ve işçiler için büyük enerji kaynağı olduğunu belirtmektedirler.
100 gr iç fındığın, orta üst aktiviteli bir işçinin (3500 kalori) gereksinimlerini karşılama durumundadır.

FINDIK ve SAĞLIK
Yağ (oleik asit çoğunlukta olmak üzere), protein, karbonhidrat, vitaminler (vitamin E), mineraller, diyabetik lifler, fitosterol (beta-sitosterol) ve anitoksidant fenoliklerin özel bileşimleri nedeniyle insan beslenmesi ve sağlığı açısından fındık, kuruyemiş çeşitleri arasında önemli bir rol oynamaktadır.
Fındığın besleyici ve duyumsal özellikleri, onu gıda ürünleri için benzersiz ve ideal bir malzeme haline getirmektedir. 60,5 % oranında yağ içerdikleri için fındıklar iyi birer enerji kaynaklarıdır.
Birçok araştırmacı,fındık tüketiminin insan beslenmesi üzerine olumlu etkileri olduğunu söylemiştir. Bu etkiler, tekli ve çoklu doymamış yağ asidi (82,8 % oleik ve 8,9 % linoleik) bakımından zengin olan fındık lipitlerinin yağlı asit profiliyle ilgili olabilir.
Araştırmalar göstermiştir ki doymuş yağ oranının düşük ve tekli doymamış yağ oranının (MUFA) yüksek olduğu beslenme çeşitleri kan lipiti düzeyinin kontrolünde etkili olmaktadır; benzer bir sonuç, koroner kalp rahatsızlığı (CHD) riskinde de olumlu bir etken olabilir. Ayrıca (fındık yağında yüksek oranda bulunan) tekli doymamış yağ oranıyla zenginleştirilmiş beslenme çeşitleri CHD vakalarının azlığı, tansiyon düşüklüğü,toplam kolesterol dengesinde düşüklük, lipoprotein yoğunluğunun (LDL) azaltımı veya tersinin çoğaltımı ve kan trigliserin değerinin düşmesi gibi insanlarda benzer, olumlu etkiler oluşturur.

KURU İÇ FINDIĞIN KULLANIM ALANLARI
İç fındığın % 80 çikolata sanayinde (kıyılmış, dilinmiş, öğütülmüş olarak) bisküvi, şekerleme, tatlı, pasta, dondurma yapımında kullanılır. İç piyasa ve ihracatta değerlendirilemeyen fındıklar, yağlık olarak kullanılmaktadır. Çerez olarak ta tüketilir.
FINDIK HAM YAĞININ KULLANIM ALANLARI
1- Rafine edilip yemeklik yağ olarak,
2- Temizleyici, nemlendirici ve dağıtıcı olarak,
3- Gres yağı üretiminde,
4- Koruyucu boya endüstrisinde kurutucu olarak,
5- Kimyasal tepkimelerde katalizör olarak,
6- İlaç ve kozmetik endüstrisinde yardımcı hammadde olarak,
7- El ve lastik eldivenlerin dezenfeksiyonunda, tıbbı aparatların sterilizasyonunda, Yaraların pansumanında, kadın-doğum hastalıkları, deri-ağız hastalıklarında antiseptik olarak,
8- Sanayide yüzey aktif maddesi, korozyon inhibitörü, yağlama, metal kesme yağları, metal temizleme ve asfalt plaka üretiminde.
9- Ayrıca, yağ çıkarılması ile arta kalan küspe, yüksek oranda protein içermekte olup (%38-45), hayvan yemi olarak yem sanayinde kullanılmaktadır.

FINDIK KULLANIM ALANLARI
Türkiye ve Dünyada çerez olarak da tüketilen fındığın % 90'a yakın kısmı kavrulmuş, beyazlatılmış, kıyılmış, dilinmiş,un ve püre halinde çikolata, bisküvi, şekerleme sanayinde, tatlı, pasta ve dondurma yapımı ile yemek ve salatalarda yardımcı madde olarak kullanılmaktadır.
Yaklaşık beş bin yıldır bilinen fındık, meyvesinden odununa kadar birçok yerde insanlığa büyük yararlar sağlamaktadır. Fındık kabuğu ülkemizde özellikle fındık üretilen bölgelerde çok değerli ve yüksek kalorili bir yakacak olarak kullanılmaktadır.
Ayrıca fındık odunundan sepet , baston, sandalye, çit ve el aletleri yapımında faydalanılır. Bazı türleri park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. Fındık yaprağı ile meyve zurufleri de, gübre olarak kullanılmaktadır. Üretim fazlası fındıklar yağlık olarak değerlendirilmektedir. Fındık ham yağı rafine edilerek yemeklik yağ olarak, fındık küspesi ise yem sanayinde katkı maddesi olarak kullanılmaktadır.

FINDIK KABUĞUNUN KULLANIM ALANLARI
Fındık kabuğu, fındık üretilen yörelerde değerli ve yüksek kalorili yakacak olarak kullanılır. Fındık kabuğundan, kontralit yapılır, boya sanayinde yararlanılır. Kömürleştirme yolu ile biriket kömürü, aktif kömür ve sinai kömür elde edilir.

FINDIK YAPRAĞININ KULLANIM ALANLARI
Fındık yaprağı ve meyve zurufları, tabi gübre olarak yeniden fındık bahçesine ve tarım alanlarına döner.

TÜRKİYE FINDIK İHRACATI ve TÜKETİMİ
Ülkemizden fındık satımının ilk kez 1403 yılında yapıldığı belirtilmektedir. Fındığın, ülkemiz ihraç ürünlerinin en önemlilerinden biri haline gelmiş olup ülkemize her yıl 700-950 milyon ABD Doları döviz girdisi sağlayarak ülke ekonomisine katkısının yanında, özellikle Doğu Karadeniz'de istihdamı artırarak sosyal bir işleve katkıda bulunduğu ,ayrıca bölgenin meyilli arazilerindeki topraklarını da erozyondan koruyarak sağladığı çevresel katkı unutulmamalıdır. Fındığın insan vücuduna yararlı karbonhidrat, protein ve yağ ile metabolizmayı düzenleyen B grubu vitaminlerce zengin bir gıda maddesi oluşu nedeniyle önemi giderek artmaktadır. Dünya tüketimi 600.000 - 650.000 Ton / Kabuklu olan fındığın % 80' i çikolata,% 15'i pasta - bisküvi, % 5' de çerezlik olarak tüketilmektedir. Son yıllarda ülkemizde fındıklardan elde edilen yemeklik sıvı yağ kullanımı da giderek artmaktadır.
Ülkemiz tüketimi;fındığın bu kadar değerli besin maddesi olmasına ve GSMH' dan kişi başına düşen gelirdeki artışa rağmen artmamıştır
Ancak son yıllarda fındık tanıtım komitesinin yaptırdığı reklamlarla iç tüketimin % 15 civarında arttığı ve ciddi bir araştırma olmamasına rağmen iç tüketimin 65-75 bin ton / kabuklu olduğu tahmin edilmektedir.
Özel sektörlerin ihraç iadeleri ve kalitesiz malların iç piyasada satılması yanında, AR -GE çalışmalarının desteklenmemesi nedeniyle tüketimi artırıcı ürün çeşitlerinin geliştirilememesi de tüketimi kısıtlayan önemli faktörlerdir.
Son 10 yıla baktığımızda artan Türkiye üretimine rağmen iç tüketim aynı miktarda artırılamamıştır. İç tüketim miktarına baktığımızda üretimimizin ancak % 10-15 i kadar olduğunu görüyoruz. Bu miktar artan üretim karşısında değişmemiştir. İç talep yaratmanın yolları araştırılmalı, dışarıya yeterli miktarda mal sunulabilmelidir. Araştırma-geliştirme çalışmaları; talep yaratma, Pazar araştırması ve ürüne yönelik çalışmalar, hem iç hem de dış pazarlarda olmak üzere yürütülmelidir.
Günümüzde talep yaratma ve Pazar araştırması, hatta ürüne yönelik Ar-ge çalışmaları dünyaca prestij kazanmış kurumlara yaptırılırsa etkisi büyük olacaktır.
Ülkemiz, Dünya fındık tüketiminin yaklaşık % 75 'ini karşılamaktadır. Ayrıca Dünya fındık ihracatının da yaklaşık % 85 ' ini tek başına gerçekleştirmektedir.

SANAYİ VE TİCARET
Halen ülkemizde yıllık 1.800.000 ton iç kapasiteli 180 kırma fabrikası ile yıllık 350.000 ton iç kapasiteli 40 işleme tesisi bulunmaktadır. 1970'li yıllarda fındık ihracatımızın % 90'ı kabuklu ve natürel iç olarak gerçekleşirken, fındık işleme sanayisindeki olumlu ve hızlı gelişmeler sonucunda işlenmiş fındık ihracatının toplam ihracatımızdaki payı 2000 yılında %30'un üzerine çıkmıştır.
Üretimin her aşamasındaki etkili ve özenli kalite kontrol sistemleri sayesinde alıcı firma isteklerinin tam anlamıyla yerine getirilmesine paralel olarak özellikle işlenmiş iç fındık ihracatı her yıl artış göstermektedir. Ülkemizde hazırlanan işlenmiş fındıklar, natürel fındık almak suretiyle birçok ithalatçı-sanayicinin kendi tesislerinde hazırladıkları işlenmiş fındıklardan çok daha kalitelidir. Günümüzde gerek resmi,gerekse özel sektöre ait işlenmiş iç fındık üretiminde kalite güvence departmanlarınca HACCP kapsamında en asgari düzeyde yapılan analizler ilişikte bulunmaktadır.

FINDIK TARIMI
FINDIK YETİŞTİRME TEKNİĞİ
A) ARAZİ ve T0PRAK HAZIRLIĞI:
Fındığın ekonomik ömrü oldukça uzun olup dikimden önce arazi ve toprak hazırlığının iyi bir şekilde yapılması gerekmektedir. Üzerinde tek yıllık bitkilerin yetiştirildiği arazilerde fındık bahçesi tesis edilebileceği gibi, çok yıllık bitkilerin yetiştirildiği araziler, eski ve yaşlanmış fındık bahçelerinin yenilenmesi şeklinde de fındık bahçesi tesis edilebilmektedir. Düz ya da meyilli olarak arazinin yapısına göre yöntemler farklılık gösterebilmektedir.
A-1)MEYİLLİ ARAZİLERDE BAHÇE KURULMASI: Arazinin meyilinin %5’den fazla olduğu yerlerde muntazam bir dikimin yapılması, yağmur sularının depo edilmesi, gübrenin yıkanıp gitmemesi, hasadın kolay yapılabilmesi, budama, gübreleme ve mücadele gibi kültürel uygulamaların kolay yapılabilmesi için arazinin teraslanması (sete alınması) gerekmektedir. Arazinin meyil durumuna göre aşağıdaki teraslama sistemlerinin bir tanesi uygulanır.
Meyilli Arazilerde Teraslama Sistemi :
1- Kanal Teraslar: Arazi meyilinin %5-25 olduğu durumlarda bu teras şekli uygulanır.
2- Hendek Teraslar: Arazi meyili %25-75 arasında ise hendek teras sistemi uygulanır.
3- Cep Teraslar: Arazi meyili %75’den fazla olduğu ve diğer teras sisteminin uygulanamadığı arazilerde cep teraslar uygundur.Teraslamadan sonra iyi bir toprak hazırlığında yapılması gerekmektedir . Toprak hazırlığında yapılan uygulamalar:
A-2) DÜZ ARAZİLERDE BAHÇE KURULMASI: Yeni tesis edilecek fındık bahçesi için düz arazilerde uygulanacak toprak tesviyesi meyilli arazilere göre daha kolay olmakta, ancak taban suyunun düşük seviyede veya yüksek olmasına göre uygulamalarda bazı farklılıklar görülmektedir.
* Toprak Analizi: Dikim öncesi toprakta eksik yada yetersiz olan besin maddelerinin anlaşılması ve toprağın asitlik durumunun tespiti için toprak analizi gerekmektedir.Temel gübreleme ve asitliğin uygun hale getirilmesi için tatbik edilecek olan kireç miktarının tayini bu analize göre yapılmalıdır.
* Toprakta Kirizma: Toprağın derince işlenmesidir. Kirizma ile alt toprak kabartılarak havalanması sağlanır. Bu toprakta mikroorganizma faaliyetini artırıp su tutma kapasitesi de yükselterek toprağın fiziksel ve kimyasal yapısının düzelmesine yardımcı olur.
* Toprağın dinlendirilmesi: Fındıklık tesis edilecek olan arazide uzun yıllar çok yıllık bitki tarımı yapılmış ise toprak yorgunluğu söz konusudur. Toprak yorgunluğunun giderilmesi için bu araziler dinlendirilmelidir.
B- Çeşit Seçimi: Fındık bahçesi tesis ederken üzerinde dikkatle durulması gereken noktalardan bir tanesi de çeşit seçimidir. Bahçe içerisinde yer verilen çeşitlerin; Verimli ve kaliteli olması, Bahçe içerisinde çeşit standardizasyonunun sağlanması ,Ana çeşitlerin meyve
tutumunun yüksek olması bakımından bahçe içerisinde tozlayıcı çeşitlere yer verilmesi,Pazarda tutulan çeşit olması gibi konulara dikkat edilmesi gerekir.
C- Fidan Seçimi: Fındık kök sürgünü oluşturan bir bitkidir. Amaca uygun olan kök sürgünlerinde şu özellikler aranmalıdır:
Sürgünlerde (Fındık fidanı, dikme.) Özellikleri :
1- Sürgün gözleri iyi teşekkül etmiş tomurcukları bulunan kök sürgünleri olmalıdır.
2- Düzgün sağlıklı hastalıksız güneş gören, pişkin, ve 1-2 yaşlı kök sürgünleri olmalıdır.
3- Kök teşekküllü iyi olan ve ocak içerisine yakın olmayan yerlerde gelişme gösteren kök sürgünleri olmalıdır.
Bu özelliklere sahip kök sürgünleri seçilip köklere zarar vermeden çepin ile çıkarılmalıdır. Alınan bu kök sürgünlerine dikimden önce Dikim Budaması yapılmalıdır. Bunun için yaralı, bereli ve zedelenmiş olan kökler sağlam doku noktasından kesilmeli, uzun olan kökler kısaltılmalıdır. Fidanlar yaklaşık 35-40 cm. uzunluğunda ve bir göz üzerinden tırnak bırakılmadan, gözün ters istikametinden keskin bir makas ile kesilmelidir. Hazırlanan bu fidanlar bekletilmeden daha önce hazırlanan dikim çukurlarına dikilmelidir.
D- Dikim Zaman: Dikim için en uygun zaman sonbahar aylarıdır.Şubat ayları ve mart ayları sonuna kadar fındık fidanı dikilebilinir.
E- Dikim ve Terbiye Sistemleri: Fındık yetiştiriciliği genellikle ocak dikim sistemine göre yapılmaktadır. Bu sistem fındık üretim bölgesinde uygulanan geleneksel dikim
şeklidir. İki çeşit dikim sistemi vardır. Bunlar;
- Ocak Dikim Sistemi: Daha ziyade düz arazilere uygun olan bu dikim şekli meyilli arazilerde arazi meyil durumuna göre teraslama yapıldıktan sonra uygulanmalıdır. Ocak dikim sisteminde dikim çukurları dikimden en az bir ay önce 120 cm çap ve 60 cm derinlikte açılmalıdır.
- Çit Dikim Sistemi: Bu dikim sistemi düz arazilerde uygulanabildiği gibi daha çok meyillik ve toprak derinliği az olan arazilerde önem kazanmaktadır. Meyilli arazilerde arazinin meyil derecesine göre 1.5-2 m. teras üstü genişliği ve 3.5-5 m. teraslar arası mesafe olacak şekilde teraslama yapılır. Düz arazilerde ise sıralar arasındaki mesafe 4-5 m. olmalıdır.
F- Budama Tekniği: Dikimde fidanlara şekil kazandırılması ile başlayan budama, fındıkta ekonomik verimlilik döneminin sonuna kadar yıllık sürgün gelişiminin sağlanması, verimin
artırılması ve ekonomik ömrün uzatılmasında olumlu sonuçlar sağlayan en önemli kültürel uygulamalardan bir tanesidir.

BUDAMANIN AMAÇ ve FAYDALARI
1- Dikimde fidanlara şekil kazandırılması ve ocak şeklin korunması sağlanması. Her ocakta 6-8 verim dalı olmalıdır.
2- Her yıl çok sayıda uzun sürgünler oluşturularak bol ve kaliteli ürün alınması için.
3- Aşırı büyüme gösteren dalların birbirine girmesi önlenerek bakımın daha kolay yapılabilmesini sağlamak için.
4- Hastalıklı, yaşlı, kuru, karaca kart ve ocak içlerine yönelen dal ve dalcıkların çıkarılması ile ocakların yayvan bir taç kazanmasını sağlamak için.
5- Fındık fazla kök sürgünü vermeye yatkın bir bitkidir. Fındıkta her yıl kök sürgün temizliği yapılmak suretiyle bunların besin maddelerini sömürmelerini engellemek için yapılır.
6- Fındıklık içerisinde yabancı ağaçların çıkarılması ile gölgelenmeden meydana gelecek verim düşmesi önlenmiş olur.

G- Budama Zamanı: Genel olarak fındıkta budama zamanı Sonbahar aylarıdır. Fındıkta budama dönemi sonunda yaprakların büyük bir kısmı döküldükten sonra yapılır.
Budamada kullanılan aletler şunlardır.
- Budama Makası
- Budama Testeresi
- Çepin
Terbiye Sistemine Göre Şekil Kazandırılmış Fındık Bahçelerinde
Budama: İlk beş yılda verilen terbiye sistemine göre şekil kazanan fidanlar verim çağına girer ve bu verimlilik 12. yaştan sonra en yüksek seviyeye ulaşır. Bu yüksek verimlilik genel olarak 20-25 yaşlarına kadar devam eder. Bu verim döneminde her sonbaharda kurumuş, kırılmış ve yaralanmış, hastalıklı, birbiri içerisine giren dallar ile öbür sürgünler ve verilen şeklin dışına taşan yıllık sürgünler budama makası ile kesilirler. 20-25 yaştan sonra yan dallar üzerindeki dalcıklar sıklaşır ve yıllık sürgün uzunluğunda kısalarak verimde düşme görülmeye başlar. İşte verimin düşmeye başladığı fizyolojik dengenin bozulduğu bu dönemde yıllık sürgün miktar ve uzunluğunu artırmak için mümkün olduğu kadar verilen şekle bağlı kalmak suretiyle 10 cm den kısa yıllık sürgünler ve yan dallar üzerindeki dalcıklarda seyreltme yapılır. Dal içlerine ve tacın dışına taşan uzun sürgünler kısaltılarak vegetatif ve generatif gelişmeye hız kazandırılır. Dolayısıyla bozulan fizyolojik denge yeniden kurulacak şekilde yıllık budama işlemleri ağırlaştırılarak uygulanır.
Terbiye Sistemine Göre Şekil Kazandırılmamış
Bahçelerde Budama Tekniği: Genelde üretici bahçelerinde tekniğe uygun dikim yapılmadığı ve bahçe terbiye sistemine göre kurulmadığından düzensiz dallanma oluşmaktadır. Bu tür bahçelerde budama uygulaması da yapılmadığından her yıl düzenli olarak verim de alınamamaktadır. Bu bahçelerde;
1- Ocaktaki ana dal sayısı istenilen sayının çok üzerindedir.
2- Ağaçlar Çok sık dikilmiş ve yaşlanmıştır.
3- Dikimde ana dallar arasında bırakılan ara çok dar tutulduğundan bir noktadan dallanma göstermekte, kökleri birbiri içinde gelişmekte, yüksekten dallanmakta ve dallar iç içe girmiş bulunmaktadır.
4- Ocak içleri kapalı olup havalanma ve güneşlenme yetersizdir.
5- Ocaktaki ana dalların gelişmesi düzensiz ve dallar arasında yaş farkı bulunmakta olup hasat sırasında dalların birbirine sürtünmesinden dal ve dalcıklar kırılmakta, mahsul gözleri de dökülmelidir.
6- Hastalıklı, kuru, yaşlı dallar ile dip sürgünlerinin kesimi yüksek yapılmakta, ana kökler üzerinde bırakılan kök sürgünleri ile yıllardır üretime devam edildiğinden kökler kütükleşmiş ve fonksiyonunu yerine getiremez duruma gelmiştir.
Bu tür bahçelerde budamadan önce ocaklar arasındaki aralık ve mesafeyi genişletmek amacıyla aralardan ocak çıkarılarak işe başlanmalıdır. Ocaktaki ana dal sayısı 6-8’e indirilmeli ve ocak içlerini açacak şekilde yanlara gelişme gösteren dallar bırakılarak yaşlanmış, kurumaya yüz tutmuş hastalıklı dallar ve üst üste gelişme gösteren dallardan bir ta nesi budama testeresi ile dipten kesilmeli ve kesim yerlerine aşı macunu sürülmelidir. Ocak boşluklarında kök sürgünleri geliştirilerek ocağın boş kalan kısımları doldurulup temizlenir. Ocakta bırakılan ana dallar tek tek elden geçirilerek budama makası ile iç içe girmiş, hastalıklı, kurumuş ve yaralanmış dal ve dalcıklar tırnak bırakılmadan kesilir. Ocak içlerine doğru gelişen sürgünler alınıp yanlara fazla taşan sürgünlerde tepe vurması yapılır. Yan dallarda almaşıklı, uzun ve kuvvetli gelişen sürgünler bırakılır. Kısa gelişen sürgünler kesilerek seyrekleştirilir. Böylece gübreleme ile birlikte bozulan fizyolojik dengenin kurulmasına çalışılır.
Köklerde kütükleşme, ana dalların büyük çoğunluğunda karaca karta kaçma, sürgünlerde zayıflama ve dallarda çıplaklaşma söz konusu ise bu tür bahçelerin bozulan fizyolojik dengesini budama ve gübreleme ile sağlamak çok güçtür.
Kök Sürgün Temizliği: Fındık kök sürgünü vermeye çok yatkın bir bitkidir. Gelişen kök sürgünleri ocağın besin maddesine ortak olmakta, dalların sıklaşmasına sebep olmakta, havalanma ve güneşlenmeyi engellemektedir. Bu nedenle üretim süresi boyunca dikilen ana dal sayısı sabit tutularak gelişen kök sürgünleri sonbaharda ve mayıs sonu haziran ayı başında olmak üzere yılda en az iki kez çepin ile temizlenmelidir. Ancak üretim süresi boyunca kurumuş kırılmış hastalıklı ve yaşlanmış dalların çıkarılması ile açılmış olan yönlere doğru büyüyen kök sürgünlerinden bir tanesi bırakılır ve geliştirilir. Böylece ocak içerisinde boşalan dalların yeri doldurulmuş olur.
Dikimden itibaren fındık fidanlarının sağlıklı olarak gelişebilmesi iyi taçlanma gösterebilmesi ve verime yattıktan sonra da kaliteli ürün verebilmesi için gübrelemeye gerekli dikkatin gösterilmesi gerekir.
Gübrelemeden beklenen faydanın sağlanması, toprakta hangi besin maddesinin noksan olduğunun ve noksanlık derecesinin belirlenmesi ile mümkündür. Gerek yeni dikim yapılacak, gerekse de verim çağında olan bahçelerde fındığın normal bir gübreleme ve bakımı yapılmalıdır.
Gübreleme:
Gübrelemenin faydaları; Bitkilerde Dal-Döl-Bal oluşturmaktır. Kaliteli verim almaktır,gelişme gösterebilmesi için ihtiyacı olan besin maddelerinin belirlenmesinde mutlaka toprak ve yaprak analizlerinin yapılması gerekmektedir.
1-Yeni Dikim Fındık Bahçelerinde Gübreleme (0-5 yaş): Toprağı organik maddece zenginleştirmek amacıyla dekara 3-5 ton çiftlik gübresi ve toprak analiz sonuçlarına
göre tavsiye edilen miktarlarda kireç fidan çukurları açılmadan önce bütün araziye homojen olarak dağıtılmalı ve derince çapa yapılmalıdır. Ayrıca temel gübreleme olarak dikimden önce fidan Dikimden önce yapılan bu temel gübrelemeden sonra birinci yıldan itibaren 5 nci yıla kadar her yıl fidan başına 40 gr. Azotlu gübrenin yarısı Mart ayı başında diğer yarısı da Mayıs sonu Haziran ayı başında olmak üzere fidanların etrafına muntazam bir şekilde verilmeli ve çapalanmalıdır. Bu şekilde ilk 5 yılda yapılan gübreleme ile fındık fidanlarında istenilen özelikte yılık sürgün gelişmesi sağlanabilmektedir.
2- Verim Çağındaki Fındık Bahçelerinin Gübre ve kireçleme: Fındığın normal gelişebilmesi ve bol ürün verebilmesi topraktan aldığı besin maddeleri ile mümkün olmaktadır.Bu besin maddelerinden en önemlileri ise azot, fosfor ve kalsiyumdur. Diğer besin maddeleri de fındık için çok önemli olmasına rağmen bunlar önceki besin maddeleri kadar önemli değildir.Fındık bitkisi normal gelişmesini Ph’sı 5-7 arasında olan topraklarda sağlayabilmekte ve bol ürün verebilmektedir. Ancak fındık tarımı yapılan Karadeniz bölgesi toprakları genellikle asit karakterdedir. Toprakta kireç noksanlığının fındıkta meydana getireceği zararlar diğer besin maddelerinin alınamaması ve toprak yapısının özelliği ile direkt ilgisi olup yaprakların vaktinden önce sararmaları, tepe sürgünlerinde kurumalar, zayıf kök teşekkülü ve azot, fosfor, potasyum noksanlığında görülen arazların meydana gelmesi şeklindedir. Fındık ocağının etrafına açılan çukurlara uygun miktarda fosforlu ve potasyumlu gübreler karıştırılarak verilmelidir.
Asit toprakların kireçlenmesi ile toprakların fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri düzeltilir. Toprağın havalanması, ısınması ve su tutma özellikleri de düzeltilmiş olur. Toprakta mikroorganizma faaliyetleri artar, bazı besin maddelerinin ayrışması ve bazılarının da toprakta tutularak yıkanıp gitmesine engel olur. Özellikle asit karakterli olan toprak bünyesini de fındığın gelişmesi için istediği normal Ph derecesine yükseltir.
Fındık için genelde Kasım-Aralık ayları kireçleme için uygundur. Kireçleme işlemi 4-5 yılda bir toprak analizi yaptırılarak ihtiyaç olduğu taktirde tekrarlanmalıdır. Kireçleme fındık bahçelerine iki yöntemle uygulanır. Tavsiye edilen kireç miktarı bahçenin tamamına muntazam ve eşit olarak serpilerek köklere zarar vermeyecek şekilde mümkün olduğu kadar derin çapalanır. Yada ocakların dal iz düşümlerindeki 50-60 cm genişliğinde halka şeklindeki banda muntazam olarak dağıtılarak mümkün olduğu kadar toprak derinliğine çapalanır. Bu takdir de verilecek kireç miktarı birinci yönteme göre daha az olmaktadır.
3-Verim Çağındaki Fındık Bahçelerinde Çiftlik Gübresi Uygulanması: Toprağa verilecek çiftlik gübresi ve benzeri organik gübreler toprağın verimliliğinin artmasına, toprakta besin maddelerinin tutulmasına, su tutma kapasitesinin ve katyon değişim kapasitesinin yükselmesine, toprağın havalanmasına ve işlenmesine, toprağın erken tava gelmesine olumlu etkiler yapmaktadır.
Fındık bahçelerinde bu gübreler Sonbahar veya ilkbahar başında ocağın dal iz düşümüne halka şeklindeki 50-60 cm genişlikteki banda 30-40 kg kadar eşit olarak dağıtılır ve hemen toprağa çapalanır.

FINDIĞIN HASAT, HARMAN VE DEPOLANMASI
Hasat: Hasata başlamadan önce fındık bahçelerinde genel bir temizlik yapılmalıdır. Onun için hasattan en az 5-10 gün önce bahçenin girinti adı verilen aletlerle temizliğinin iyice yapılması gerekmektedir Fındıkların hasat olgunluğuna geldiği bazı özelliklere bakılarak anlaşılmaktadır.
Fındığın olgunlaşma belirtileri şunlardır:
1- Zurufların iyice sararıp kızarması kahverengine dönüşmüş olması.
2- Fındık tanelerinin zuruf içerisinde oynamaya başlaması
3- Sert meyve kabuğunun ¾ nisbetinde kızarması kırmızı rengi alması.Fındık iç meyvesinin kendine has sertlik ve tadını alması
4- Sağlam ve dolgun meyveleri taşıyan dalların sallandığı zaman mevcut meyvelerin ¾’ünin daldan dökülmesi fındığın hasat olgunluğuna ulaştığını gösterir. Fındığın en iyi hasat edilme şekli silkme suretiyle yerden toplanması ise de bölgede bu tür hasada imkan verecek bahçeler çok azdır. Bu hasat şeklinde fındıklar tam hasat olgunluğunda toplandığından randıman ve kalite iyi olduğu gibi dal ve dalcıklar ile gelecek yılın mahsulünü oluşturacak olan tomurcuklar da zarar görmemiş olur. Bölgede daha çok uygulanan hasat şekli daldan el ile toplamadır. Bu hasat şeklinde dikkat edilecek en önemli hususlar dalların birbirine sürtünmemesi, çotanakların dala birleştiği yerden tek tek koparılması ve gelecek yılın mahsulünü oluşturacak olan dal, dalcık ve tomurcukların dökülmemesi için sıyırma şeklinde toplama yapılmaması ve hasadı yapılan dalın dikkatlice yerine bırakılmasıdır.

Fındığın Erken Toplanmasının Mahsurları:
1- Tam olgunlaşmamış çotanaklar daldan zor koparıldığından gelecek yılın meyve sürgün gözlerine tahrip edilerek zarar verilmiş olunur.
2- Harmanda fındık çotanakları zuruflar geç ve güç kururlar.
3- Patozlamada tekleme dediğimiz zuruflu fındık miktarı artar ve ayılama ve kurutma zorlamış.
4- Fındığın içi buruşuk olur kilo kayıpları çok olur randıman değeri düşer ekonomik kayıplar olur.
5- Erken toplanan fındıklar geç kuruyacağından Aflatoksin oluşur.

Fındığı Geç Toplanmasının Mahsurları:
Fındığın bir zaman toprak ile temas etmesi ve ayrıca kabuğunun da çatlaması sonucu fındıkta küf bulaşması artmakta ve Alfatoksin oluşmaktadır.Böylece fındığın kalitesi düşmektedir.

FINDIK HASADINDA DİKKAT EDİLECEK KONULAR
Fındık olgunlaşınca,bir yıl sonraki fındık verimini oluşturacak sürgünlere ve gözlere zarar vermeden dalından el ile toplanmalıdır.
Fındıklar uygun arazilerde ocaklar altına bez veya tenteler serilerek silkeleme yöntemi ile yerden toplanabilinir.Bu mümkün olmadığı takdirde silkeleme yöntemi ile yere dökülen fındıklar kesinlik ile anında hemen toplanmalıdır.Yerdeki fındık ertesi güne bırakılmamalıdır.Toprak ile uzun süre temas eden fındıklarda rutubet ve nem oranı artarak Alfatoksin oluşumu meydana gelir.
Fındık yağmurlu havalarda toplanıp ıslak olarak çuvallara konmamalı ve çuvallarda bekletilmemelidir.
İlk silkme yöntemi ile daldan düşmeyen fındıkların olgunlaşmasını beklemeli ve bir zaman sonra ikinci bir silkeleme yaparak toplanmalıdır.
Fındık toplamada kesinlik ile naylon çuval kullanılmamalıdır.Hara sepet ve jüt çuvallar kullanılarak harmana nakliyesi yapılarak kısa zamanda boşaltılarak harmana serilmelidir. Toplanan fındıklar çuvallara sıkıştırılarak doldurulmamalıdır.
Bir yıllık emeğinizin karşılığını almak üzere olduğunuz bu günlerde fındığınızı pazara daha kaliteli ulaştırabilmeniz dolayısıyla ülkemiz fındığının hak ettiği değeri bulabilmesi, ihracatının devamlılık göstermesi için;
 


Küçükgeriş Forum ile Daha Çok Bilgi, Daha Aktif Katılım ve Paylaşım... Sevgili Dostlarımızı Bekliyoruz!




Google


(Güncelleme: 27 Aralık 2009 Pazar)


Önemli Bilgiler



Bilgiler yatirimyap.com'dan alınmaktadır.

Para Çevirme

Currency Converter 

Takvim

 

Hava Durumu || Giresun

GIRESUN

GIRESUN

Hava Durumu || İstanbul

ISTANBUL

ISTANBUL

Hava Durumu || Kocaeli

KOCAELI

KOCAELI

Son Dakika Haberler

Giresun Haberleri

Televizyon

TV'de Bugün

Fal Köşesi

Günlük Burç

7 Dilde Sözlük

Dilden Dile Sözlük
Dilden:
Dile:
Kelime
http://www.langtolang.com

Toplam Ziyaret

free counter

Mevcut Ziyaret

misafir