Keşap İlçesi'nin orta bölgesinde Keşap Deresi'nin batı
yakasında kurulmuştur. Kuruluş tarihi ile adının kaynağı
belli değildir. Alataş,
Karadere, Demirci, Yivdincik, Bayrambey ve Unaca köyleriyle Karşıyaka
Mahallesi'nin arasındadır. Yüzölçümü oldukça geniş, doğal yapısı
engebeli ve ortalama yüksekliği 400 metredir. 5 yerleşim ünitesinden oluşan Küçükgeriş Köyü'nün hane
sayısı 169, nüfusu ise 900'dür. İlçe merkezinden uzaklığı 10
kilometredir. Yolu, içme suyu ve elektriği vardır. Ulaşımını Keşap-Karabulduk
yolu üzerinden sağlar. Girişinde tarihî bir kemer köprü bulunmaktadır. 2
camisi ve ilköğretim okulu vardır. Fındık tarımı ve hayvancılık başlıca
geçim kaynaklarıdır.
Keşap
Keşap adı;
Türkçe olmayıp anlamı da tam olarak bilinmemektedir. Ancak,
içici ve güzel, hoş anlamına gelen "keş" ile su anlamına gelen
"ab" kelimelerinin birleşmesinden meydana geldiği
düşünülmektedir. Bununla beraber yöre adının Romalılar devrinde
Cassicipi olduğu ve zamanla Keşap'a dönüştüğü de ileri
sürülmektedir.
Keşap'ın tarihi Millattan Önce'ye uzanmakla beraber,
bunun başlangıç kısmı belirsizdir. İlçe ilk defa 11. Yüzyıl'ın
sonunda Türklerin hakimiyetine girer. Ama bu, Haçlı seferleri
nedeniyle uzun sürmez ve tekrar Doğu Roma İmparatorluğu'na
bağlanır. Keşap'ın tarihi Giresun, Trabzon ve Şebinkarahisar ile
birlikte düşünmek gerekir. Keşap ve çevresi Millattan Önce 6.
Yüzyıllarda Ahameni (Pers) İmparatorluğu'nun, 3. ve 2.
yüzyıllarda ise Selefki Asya Krallığı'nın sınırları içinde
bulunur. M.Ö. 183-68 yıllarında Pontus Krallığı'nın, daha sonra
Roma İmparatorluğu'nun eline geçer. M.S. 395'te Roma
İmparatorluğu ikiye ayrılınca Doğu Roma, diğer adıyla Bizans
İmparatorluğu'nun payına düşer. Bölge Millattan Sonra 6.
yüzyılda merkezi İran'da bulunan Sasaniler'in saldırısına uğrar.
Keşap ilk defa 11 yüzyılın sonlarına doğru Doğu Türklerinin
hakimiyeti altına girer, ama bu Haçlı seferleri sebebi ile uzun
sürmez. Türkler geriye çekildikten sonra tekrar Doğu Roma
(Bizans) İmparatorluğu'na kalır. 1204'te ise Trabzon Rum (Kommenos)
İmparatorluğu'nun mülkü olur. 1397'den sonra Keşap'a Oğuzlar'ın
Çepni boyu etkili olmaya başlar. Bu etki giderek artar. Bununla
birlikte, yöre hala Trabzon Rum (Kommenos) İmparatorluğu'na
bağlıdır. 1467'de, Fatih Sultan Mehmet, Trabzon'u fethetmeye
giderken burayı Osmanlı sınırları içine alır. Buna rağmen Rumlar
bölgede yaşamlarını 1920 yılına kadar Türkler ile birlikte devam
ettirirler. 1920'de bölgeden tamamen çekilirler. Bazı kaynaklara
göre; 1774 yılında Keşap ve civarında devlet hakimiyeti iyice
kaybolduğundan bazı derebeylikler türemiş ve bunlar
birbirleriyle sürekli mücadeleye girişmişler.
Keşap, Cumhuriyet'in ilanından sonra 22 yıl merkez
ilçeye bağlı bir bucak olarak kalır. 1945 yılında ise ilçe olur.
COĞRAFYA:
Keşap ilçesinin yüzölçümü 222 km2'dir. İlçe, Giresun il
merkezinin 12 kilometre doğusunda, Giresun-Trabzon Devlet
Karayolu üzerinde, Keşap Deresi'nin ikiye böldüğü vadinin
yamaçlarına kurulmuş tipik bir Karadeniz kentidir.
Güneybatısında Giresun Merkez ve Dereli, doğusunda Espiye,
güneydoğusunda ise Yağlıdere ilçeleri yer almaktadır.
Arazi yapısı tamamen engebelidir. Dağlar ve tepeler
arasında derin vadiler bulunur. İlçe; Merkez, Karabulduk ve
Yolağzı diye üç coğrafi bölgeye ayrılır. En yüksek yerleri;
Geçit Köyü, Karadağ, Karatepe, Ocak, Bozarı, Armelit, Sancaklı,
Töngel, Evliya ve Kabak tepeleridir.
İlçede yazlar sıcak, kışlar ılık geçmektetir. Her
mevsimde yağmur bolca yağdığı için yıllık nem oranı ortalama
yüzde 75'tir. Yağış ve nem; bitkilerin gür olmasında önemli rol
oynar. Yemyeşil ve gür bitki örtüsü içinde en çok pay fındık
ağaçlarınındır. Kıyının hakim bitki örtüsü olan fındık ağaçları,
700 metre yüksekliğe kadar varlık gösterir. Burdan sonraki
yerler ise ormanlıktır.
İlçenin 8 mahallesi ve 42 köyü bulunmaktadır. 2000 yılı nüfus
sayımı sonucuna göre; toplam nüfusu 26.504 olup bunun 18.107'si
belde ve köylerde yaşamaktadır, ilçe merkezinin nüfusu ise
8.397'dir.
EKONOMİ:
Ekonomik yapı çoğunlukla fındık tarımına, hayvancılığa,
balıkçılık, arıcılık ve ormancılığa dayanır. Fındığın yanı sıra,
mısır, sebze, meyve ve çay tarımı da yapılmaktadır. 1992
yılından bu yana bölgede kivi üretimi de yapılmaktadır.
Deniz balıkçılığı yanında son yıllarda alabalık yetiştiriciliği
de büyük gelişme göstermiştir. Ayrıca arıcılık son yıllarda
önemli bir gelişme göstermiş.
Bölgede son yıllarda önemli sanayi tesisleri yapılmıştır. 3
fındık kırma, bir çay , iki parke ve bir un fabrikası
bulunmaktadır.
İlçenin tüm köylerinde yol olup bu yolların çoğu
stabilizedir. Son yıllarda betonlaşma çalışmaları sürdürülmekte
olup eski Armelit yolunun iyileştirme çalışmaları
sürdürülmektedir.
TURİZM:
İlçede turizm çok gelişmemiş olsa da yayla turizmi
yapılmaktadır. İlçeyi daha çok yerli turistler ziyaret
etmektedir. Tarihi ve doğal yapılar arasında Hüseyin Efendi
Türbesi, kemer köprüler, Karşıyaka Camii önemli sayılır.
YAYLACILIK:
İlçede yaylacılık çok gelişmiştir. Eskiden bölge halkı hayvan
otlatmak için yaylaya göç etmekte iken son yıllarda temiz dağ
havası alarak dinlenmek ve çeşitli yayla şenliklerine katılarak
eğlenmek için yaylaya çıkmaktadır.
Önceden yaylaya yürüyerek gidilirken; ulaşımın sağlanması ile
otomobiller ile gidilmektedir. Bölge halkı Giresun 'un meşhur
yaylalarına çıkmakta.
ÖRF VE ADETLER:
İlçe örf ve adet bakımından Giresun İli ile benzerlik
göstermektedir. Ünlü "Mican" türküsü yörede çıkmıştır. Merulcan
kavurması, kadayıf ve güllaç, balık ve mantar salamurası yöreye
özgü yemeklerdir.
Keşap ve yöresinde il çevresinde olduğu gibi iğne oyası, örme,
semercilik, ağaç oymacılığı, el kilim ve halıcılığı, hartama ve
tabanca süslemeleri önemli el sanatları arasındadır.
El
Sanatlarına Cengiz Yaylamış'tan Destek
Keşap İlçesi'nde yörede unutulmaya yüz
tutan el sanatlarının yaşatılması için çalışmalar yapılacağı
bildirildi.
İlçeye bağlı Küçükgeriş Köyü Muhtarı Cengiz Yaylamış,
yaptığı açıklamada, yöreye özgü el sanatların yaşatılması ve
gelecek nesillere aktarılması için Kaymakamlık öncülüğünde bir
çalışma yapmayı planladıklarını söyledi.
Bu konuda kendilerine İlçe Halk Eğitimi Merkezi'nden usta
öğretici temin edileceğini ifade eden Yaylamış, ''Köyümüzde
bulunan Hüseyin Günaydın İlköğretim Okulu salonunda düzenlenecek
olan el sanatları kursunda, desenli ve boncuklu azık çantası,
yöresel motifli çorap, yastık kılıfı, yolluk, kilim ve çeşitli
yöresel hediyelik eşyalar yapılacaktır. Köy halkının bu kursa
ilgi göstermesini bekliyoruz'' dedi.
Cengiz Yaylamış, kursta yapılan el sanatları çalışmalarının
köy odasında sergileneceğini de sözlerine ekledi.
Fatih Caddesi'nden Keşap'ı Canlı İzle
(Bu hizmet Keşap Belediyesi tarafından
sunulmaktadır. Keşap Belediyesi'ne teşekkür ederiz...)
Karadeniz'in Tek Adası
Florasıyla Ekolojik Cazibe
Merkezi Olmak İstiyor
Giresun
kıyılarından bir mil açıkta bulunan Giresun Adası, Karadeniz'in
tek adası olma özelliğini taşırken, adanın florası adeta
görenleri şaşırtıyor.
Karadeniz'in tek adası 40 bin metrekarelik Giresun
Adası, özellikle Akdeniz defnesi ve Yalancı Akasya başta olmak
üzere 81 tür doğal otsu ve odunsu bitki türü ile ekolojik cazibe
merkezi konumunda. Karadeniz'de yaşayan karabatak ve martıların
doğal olarak ürediği ada, aynı zamanda göçmen kuşların uğrak ve
dinlenme yeri olarak dikkat çekiyor. Hakkında birçok efsane
anlatılan Giresun Adası'nda, Amazonların ve birçok kavmin
yaşadığına dair mitolojik çağlara ait kalıntılar bulunuyor.
İkinci derece sit alanı olan ada, yaz mevsiminde yerli ve
yabancı turistlerin akınına uğruyor. Giresunluların da ilgi
gösterdiği ada, piknikçilerin vazgeçemediği bir yer.
Festivallerin de olmazsa olmaz unsurlarından biri. Halk arasında
Mayıs 7'si şenlikleri olarak bilinen 20 Mayıs Uluslararası Aksu
Festivali'nde ada etrafında küçük ve orta boy teknelerle özel
turlar düzenleniyor.
Giresun Kültür Turizm Müdürü Emin Yılmaz, Karadeniz'de
canlı yaşayabilen tek adanın Giresun Adası olduğunu ifade
ederek, gerekli bakım ve düzenlemeler yapılması halinde turizme
daha çok katkısı olacağını dile getirdi. Sahile uzaklığından
dolayı adada elektrik ve su sorunu yaşandığını belirten Yılmaz,
"Elektrik ve suyun olmadığı yerde hayat olmaz. Son dönemde
Avrupa Birliği (AB) Hibe Fonu'ndan yararlanmak üzere sunulan
projeler olduğunu biliyoruz. Ayrıca bu projelere beklenen
desteğin çıkacağı yönünde bilgiler mevcut. Proje ile ada
içerisindeki sur duvarlarının dondurulması, yürüyüş yollarının
ve çevre düzeninin yapılması söz konusu. Bunların dışında adanın
müdürlüğümüze tahsisi yönünde çalışmalarımız var. Bu bağlamda
eğer ada Bakanlığımız bünyesinde bize tahsis edilirse, Giresun'a
yakışır bir şekilde restore ettireceğimize inanıyoruz" dedi.
Küresel Isınma, Karadeniz
Sahilleri ve Yaylalarını
Kıymete Bindirdi
Giresun
Kültür ve Turizm İl Müdürü Emin Yılmaz, küresel ısınmanın
Karadeniz sahil ve yaylalarını kıymete bindirdiğini söyledi.
Giresun Kültür Turizm İl Müdürü Emin Yılmaz,
Giresun'daki yaylarlı aktif hale getirmek için şu an bir
faaliyet gerekmediğinin çünkü küresel ısınma nedeniyle
yaylaların kendiliğinden aktif hale geldiğini kaydetti.
Yaylaların altyapı sorununun giderilmesi gerektiğini
belirten Yılmaz, "Yerli ve yabancı turist için alt yapı sorunu
gerçekten önemli. Altyapı dediğimizde akla ilk olarak yol,
kanalizasyon ve konaklama geliyor. Şu anda tüm yaylalarımızda
özellikle turizm merkezi ilan edilen Kümbet, Kulakkaya ve Bektaş
yaylalarında altyapı çalışmaları devam etmekle birlikte sona
yaklaşıldı" diye konuştu.
Emin Yılmaz, "Kümbet Yaylası'nın yolu tamamen asfaltlanmış,
kanalizasyon işlemleri bitmiş ve yerleşim planı yapılmıştır.
Ayrıca Kümbet'teki Koçkayası tesislerinin açılmasında sona
gelinmiştir. Bektaş'ta henüz kadastro tamamlanmadığı için kayak
turizmi açısından bir netice elde edemedik. Ancak bu bölgemizin
destekleyici yekün teşkil etmesi ve potansiyel oluşturması
açısından turizm merkezi ilan edilmesi düşünülmektedir. Ayrıca
Bulancak'ın Paşakonağı ve Eynesil-Giresun arasındaki Sis Dağı
yaylaları da turizm merkezi ilan edilmesi aşamasına getirildi.
Bunların dışında Bektaş-İnişdibi yol arası ile Giresun-Kulakkaya
arasındaki yolda da asfaltlama çalışmaları KÖYDES kapsamında
devam etmektedir. Hedefimiz 2007 sonuna kadar bu çalışmaların
bitmesidir. Ancak bu sayede yaylalar aktif hale gelebilir" dedi.
Karadeniz'deki sahillerin ve ormanlık alanların kıymete
bindiğini vurgulayan Yılmaz, Karadeniz'e gelen turistlerin
çoğunluğunun yaylaları gezmeye çıktığını, bununla beraber
zamanla küresel ısınmadan dolayı Karadeniz sahillerinin de
tercih edileceğini kaydetti.